11 Ağustos 2017 Cuma

Radicava, yanıtlanması gereken sorularla geliyor. Avrupa dikkatli yaklaşıyor!

ENCALS (European Network to Cure ALS) ekibinden nörologlar, Slovenya Ljubljana'daki 18-20 Mayıs  2017 toplantılarında  Edaravoneun Amyotrophic Lateral Sclerosis (ALS) için yeni bir terapi olarak potansiyelini tartıştılar.

Mayıs 2017'de, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Edaravone olarak bilinen ilacı (Japonya'da Radicut® olarak satılıyor) Japonya’da 137 hasta üzerinde yapılan FazIII çalışması sonuçlarına göre onayladı. 

FDA onayından sonra ilaç Amerika'da Radicava® olarak satılacak. Edaravon üreticisi Mitsubishi Tanabe Pharma'dan Avrupa İlaç Ajansı'na (EMA) Avrupa'daki ALS'de kullanımı için ilacın ruhsatlandırılması yönündeki herhangi bir resmî talebin olup olmadığını bilmiyoruz. Bununla birlikte, Edaravone Japonya veya ABD'den Avrupa'ya ithal edilebilir.

ENCALS (European Network to Cure ALS) ekibinin Edaravone hakkında yaptığı Değerlendirme raporu resmî sitesinde yayınlandı.

Rapora göre kısaca aşağıdaki konular hala yanıt bekliyor:

Radicava (Edaravon) ile ilgili olarak ENCALS'ın görüşü

Çalışmaların sonuçları cesaretlendirici olmakla birlikte, edaravonun etkililiği ile ilgili yanıtlaması gereken sorular var.

1. Edaravon, çalışmaya katılanlardan daha ileri aşamadaki hastalarda etkili mi?

2. Çalışmaya alınan hastalarda etki altı aydan fazla sürdü mu?

3. Edaravon sağkalım süresini etkiler mi?

ENCALS nörologlarının görüş birliği, Potansiyel olarak faydalı terapötik bir madde olan Edaravone hakkındaki bu soruların aydınlığa kavuşturulması için seçilmiş ALS hastalarında Avrupa çapında bir araştırma yapılması gerekiyor. ENCALS nörologları, üretici firma MT Pharma'yı Avrupa'da bir çalışmaya davet ediyor.

Kaynak:
https://www.encals.eu/wp-content/uploads/2017/08/ENCALS-statement-on-edaravone-FINAL.pdf

9 Ağustos 2017 Çarşamba

Radicava Amerika'da piyasaya verildi. Doktorlar temkinli...

Radicava Amerika'da piyasaya verildi. 
" Amerika'da Radicava'yı kullanmak isteyenler, artık reçetelerini yazdırmaya başlayabilir. İlaç üreticisi, ALS'li kişilerin sigorta yardımlarını seçme ve infüzyon merkezlerinde randevuları ayarlamalarına yardımcı olacak sistemleri kurdu."

https://www.mt-pharma-america.com/…/RADICAVA-Availability-P…

Şahsi görüşüm: Yurtdışından ilaç getirerek maceraya girmeyin. Ayrıca kontrolsüz tedavi, tedavi değildir. 3-5 kutunun hiçbir faydası olmaz. En az 1 yıllık ilacı ve uygun tedavi koşullarını sağlarsanız sonuca razı olursunuz.Ya hiç bir etkisi olmaz ya da hastalık sizin hissedemeyeceğiniz bir yavaşlama gösterebilir. Etkisinden emin olmak çok zordur. Çünkü ALSFRS-R skoru dışında bir ölçüm yöntemi ne yazık ki yok. Benim Türkiye için önerim, Sağlık bakanlığı bu ilacı Als hastalarına sgk kapsamında temin etsin. Uygun hastalar bilimsel çalışmaya alınsın. 1 yıl sonra sonuçları görelim. Gelecek nesil hastalara da ışık olsun.

6 Ağustos 2017 Pazar

Windows 10'a Çok Özel Bir Yetenek Geliyor!

03 Ağustos 2017 15:00

Microsoft, ilerleyen zamanlarda yayınlayacağı güncelleme ile, Windows 10'a çok özel bir yetenek daha kazandıracak!




Amyotrofik Lateral Skleroz veya daha çok kısaltmasıyla bildiğimiz ALS hastalığı, bilindiği gibi kişinin tüm kas sistemini çökerterek hareket etmesini engelliyor. Dolayısı ile bu hastaların bilgisayar kullanımı, özel donanımlar olmadan imkansız hale geliyor. Ancak Microsoft bu konudaki çalışmalarıyla, ALS hastalarının bilgisayar kullanımını sağlamayı amaçlıyor.

Microsoft, göz takibi sistemlerinde önemli teknolojiler geliştiren Tobiişirketiyle başladığı bir proje ile ALS hastalarına bilgisayar kullanımını mümkün kılacak. Bunun için elbette özel donanımlar gerekiyor. Tobii'nin 4C isimli modeli de bunlardan biri. Bu cihaz, PC'ye bağlanarak göz hareketlerini takip ediyor ve yalnızca bakışlarınızla PC'yi kullanabilmenize olanak tanıyor.

Sistemin ne zaman son kullanıcılara sunulacağı henüz belli değil. Ancak göz kontrolünü test etmek için Windows Insider programına katılmak isteyen kullanıcılar, buradan ilgili bilgilere ulaşabilirler.

4 Ağustos 2017 Cuma

Kullanıp da yararını gören var mı?

Bu soru, internet toplumunun oluşmasıyla ortaya çıkan en önemli toplumsal sorundur.
Basit bir soru  nasıl toplumsal sorun olabilir?
İnsanoğlu yazıyı keşfettiğinden beri bilgi birikimi sözel, kulaktan kulağa, güvenilir olmayan aktarımdan sıyrılıp yazılı bilgi birikimine olanak sağlamıştır. Böylece herkes kendi Amerikasını keşfetmek zorunda kalmamıştır. Zaman içinde kalıcı bilgi birikimi geliştirilmiştir.
Verba volar scripta manent (Söz uçar, yazı kalır )
Daha sonra bilginn güvenilir olup olmadığı önem kazanmıştır. Referans sistemi gelişmeye başlar.
Daha sonra bilginin niteliksel ve niceliksel değeri ön plana çıkmıştır. Sayılabilir, sınıflandırılabilir bilgi, daha makbul hale gelmiştir.
Bilgiyi sağlam referanslarla kaydetme, atıfta bulunma dönemi ise bilgi toplumunun temelini oluşturmuştur.
Böylece bilimsel metodoloji ortaya çıkmıştır.
Bilginin sayısallaştırılmış hale getirilmesi, istatistikî yöntemlerle sınanması ve bilimsel veri haline getirilmei, uygarlığın temel yapısını oluşturmuştur.
Bilgi, anekdot, dedikodu, söylence, efsane, batıl inanç gibi subjektif özelliğinden kurtulup objektif -nesnel- bilgi haline gelmiştir.
Bugün, bilimsel bir çalışmanın sonuçlarını okuduğumuz zaman, en temel referanslardan en güncel referanslara kadar dayanak alan ve yeni bir güvenilir bilgi üreten sistemin meyvelerini topluyoruz demektir.
En baştaki soruya gelelim:
Kullanıp da yararını gören var mı?
Bu soruya verilen yanıtların hiçbir bilimsel, mantıklı, akla yakın sonucu olamaz. Örneğin son zamanlarda ALS hastalığı için Amerika'da FDA tarafından FazIII aşamasında onaylanan Radicava ilacı için bu soruyu soracak olursanız, alacağınız yanıtlar çift kör, kontrol grubunda sınanmış, istatistik yöntemlerle güvenirliği test edilmiş ve dünyada tek bilimsel yayından daha mantıklı olmayacaktır.
Herkes kendi istatistik çalışmasını yapabilir. Ancak sözkonusu bir insan, bir hastalık, bir, ilaç ve sadece insana dokunma, ilaç verme, tedavi etme yetkisi verilmiş hekimler tarafından uygulanabiliyorsa, müsade edin de cep telefonu rengi seçmekten farklı bir araştırma olsun. Kaldı ki cep telefonu rengi seçmek ve bunu bilimsel bir veri haline getirmek ciddi bir araştırmadır.
Bilişim toplumu olmak, herşeyin doğrusuna ulaşmak anlamına gelmiyor. Tam tersi, sınıflandırılmamış bilgi parçacıkları çöplüğünde eşelenmek zorunda kalabilirsiiz.
Rafine bilgi ve bilimsel metodoloji, doğru yorumlanıp kullanıldığında insanlığın kurtuluşu olabilir.

30 Temmuz 2017 Pazar

ALS hastalığında elektrik uyarısı tedavisi (Functional electric stimulation)

Temel prensiplerden yola çıkarak kasların elektrik uyarısı ile çalıştığını söyleyebiliriz. Beyinden gelen elektriksel uyarının olmadığı durumlarda dışarıdan elektrik vererek kasları çalıştırabilir miyiz? En azından koruyabilir miyiz?

Bu konuyu araştırdım. Bildiğim kadarıyla;
Kasları dışarıdan elektrikle uyarma işlemi Fonksiyonel elektrik stimulasyon (FES) olarak biliniyor. Bu uygulama çeşitli hastalıklarda oldukça yaygın kullanılıyor. Çeşitli elektriksel uyarı modları var. Genellikle cilt yüzeyine iletken bir madde ile uygulanıyor. Ancak motor nöron hastalığı diğer nörolojik hastalıklara kıyaslandığında çok farklı özellikleri var. Temel sorun Motor nöronlarda gibi görünse de elektriksel uyarıları kas liflerine taşıyan sinirlerin kas lifleri ile bağlantı yaptığı bölgelerde de elektriksel iletim kopukluğu olduğu biliniyor. Bu nedenle cilt yoluyla verilen elektriksel uyarı kaslara iletilemiyor. Sağlam kalan kas-sinir kavşaklarının ilettiğini farzedelim, yine de fizyolojik bir taklit yapamıyoruz.

Diğer bir konu, omurilikten çıkan sinirler kaslara dağılırken motor plak denilen noktalardan geçiyor. Vücudumuzda bir hücrenin elektriksel uyarıyı iletebilmesi için polarizasyon denilen olayın gerçekleşmesi gerekiyor. Hücre dinlenme halindeyken hücre içi ile dışı arasında -85 milivolt elektriksel potansiyel var. hücre uyarıldığında Hücredeki kimyasal reaksiyonlar sonucunda bir aksiyon potansiyeli oluşuyor. Bunu EMG'de görebiliyoruz. Ancak kas-sinir kavşağında iletişim sorunu varsa bu uyarının çok daha fazlasını dışarıdan vermek gerekiyor. Bu durumda direnç arttığı için ısı ortaya çıkıyor. Kısacası içerden uyarılamayan kas liflerini cilt yoluyla uyarmaya çalışırsak cilt yanıyor. Öte yandan elektriksel uyarılar merkezden çevreye giden bir özelliği var. Buna ortodromik iletim deniyor. Bu uyarının uzerinde elektrik uyarısı verilince akım yönü çevreden merkeze oluyor.

(Amiyotrofik Lateral Skleroz - Motor Nöron Hastalığı) elektriksel uyarı tedavisi önerilmiyor! 

Daha fazlasını öğrenmek isteyen
https://www.physiotherapyalberta.ca/course_materials/functional_electrial_stimulation_sept_2015.pdf

24 Temmuz 2017 Pazartesi

Trakeostomi deliği kenarında et oluşması (Granülasyon)

Trakeostomi ameliyatı olanlarda bir süre sonra kanül etrafında bir çeşit doku parçası oluşur. Buna granülasyon dokusu deniyor. Bu çok normaldir vücudun doğal bir tepkisidir. Korkulacak bir şey yok. Çok fazla merhem, ilaç karışık şeyler kullanmayın. Sadece Batikon ile temizleyip çok az bepanten plus krem ile gazlı bez kapatın. Kendi kendine küçülmezse uygun zamanda Kbb doktoru evde gümüş nitrat çubukla fazla dokuyu temizler. Kendiniz de yapabilirsiniz fakat trakeostomi deliğinin hasar görmemesi gerekiyor çünkü orada cilt altında nefes borusunun kıkırdak halkaları var.


21 Temmuz 2017 Cuma

" Eric is winning" hakkında Alsuntangled Raporu



ALSUNTANGLED GRUP  ALS  ile yaşayan insanlar için alternatif ve onaylanmamış  tedavileri (AOT'ler) gözden geçirmektedir.

Bir sigorta acentesi olan Eric Edney, 1990'da ALS'in ilk belirtilerini gördüğünü ve 1993'te ALS tanısı konduğunu bildiriyor.  1996'da, mevcut bilgileri bir araya getirerek ve sağduyu yardımıyla  kendisi için çok safhalı bir sağlık rejimi geliştirmiştir.

EIW rejimi (Tablo 1) detoks ajanlarını,  riskleri önlemeye yönelik beslenme takviyelerini, arınma, temizleme tedavilerini, hormon terapisini, duayı ve meditasyonu içermektedir.

Yıllarca EIW rejimini değiştirmeye devam etti ve rejimin daha fazla  ilerlemeyi engellediğini ve ALS semptomlarının bazılarını tersine çevirmiş olabileceğini hissettini bildirmiştir.

85 yaşındayken, ALS'den değil kalp krizi ve felç komplikasyonlarından öldüğü bildiriliyor.
Eric'in web sitesinde rejimi hakkında bir kitap satıyor ve bir diğeri " Doktorunuz olmadan hayatta kalma" adlı bir kitap satıyor.

Web sitesi aynı zamanda EIW rejiminde ürün ve hizmet sağlayan belirli tedarikçileri ve uygulayıcıları desteklemektedir. Görüşümüze göre, bu tür satışlar ve cirolar potansiyel bir çıkar çatışması yaratmaktadır.

Sonuç
Sonuç olarak, EIW rejiminin bileşenleri içinde, ALS progresyonunu etkileyebilecek  çok az makul mekanizma bulunuyor. Bu karmaşık, pahalı ve potansiyel olarak riskli tedaviyi desteklemek için klinik öncesi ya da klinik hiçbir kanıt yok. Bay Edney, protokolünü başlatmadan önce bile ALS hastalığı çok yavaş ilerlemiş görünüyor.  EIW rejiminin hastalığını yavaşlattığını, durdurduğunu veya tersine çevirdiğine dair bir kanıtı yok.

Table 1. EIW Regimen.
1. Detox
a. Remove dental amalgams because they contain mercury
b. Obtain a comprehensive set of blood tests and hair analysis
to identify toxins
c. Chelation
d. Move to a place with ‘clean air’
e. Colon hydrotherapy
f. Daily bowel movement
g. Bionic hydrotherapy foot soaks
h. Bathing in Bentonite clay
i. Hot mineral water baths
j. Laser beam treatment
k. Fast 36hours each week
l. Maintain an alkaline pH
2. Exposures/Toxins to avoid
a. Mercury
b. Tap water (w/chlorine and fluoride). Drink distilled water
from a glass
c. Plastic bottles
d. Pesticides and food preservatives (eat washed/rinsed
organic whole foods)
e. Insecticides
f. Gasoline
g. Ceramic pottery (containing lead)
h. Toothpaste
i. Prescription drugs
j. Flagyl
3. Dietary Changes
a. Avoid the following foods:
i. Sugar
ii. MSG
iii. Aspartame
iv. Milk
v. Coffee
vi. Alcohol
vii. Meat (especially beef and fish)
viii. Dairy
ix. Wheat
x. Canned goods
xi. Salt
xii. Cysteine
b. Drink plenty of water (distilled, drink from a glass)
c. Drink Starbucks Chai Latte with Soy
4. Nutritional Supplements
a. Probiotics (Ultraflora or buttermilk)
b. Natural antibiotics
i. Olive leaf extract
ii. Raw garlic
iii. Oil of oregano
iv. Colloidal silver
c. Vitamin B-Complex, B1, B12 (daily injection is preferable
to oral)
d. Vitamin A
c. Vitamin C
f. Vitamin E
g. Vitamin D
h. Calcium
i. DHEA 300 units
j. Flax seed oil
k. Glucosamine and Chondroitin
l. Alpha Lipoic Acid
m.NADH
n. Selenium
o. Multigenics powder
p. Ultra Clear Sustain
q. Raw Vegetable juice
r. Glyconutrients
s. Vitamin/mineral IV with Glutathione
5. Live Cell Therapy (use of processed tissues from animal embryos,
foetuses or glands)
6. Hormone Therapy
a. Human Growth Hormone injection (daily)
b. Testosterone injection (every 2-3 weeks)
7. Mental Health
a. Positive Mental Attitude (‘PMA’)
b. Prayer
c. Meditation & deep breathing exercises
8. Exercise & Massage


Kaynak 

19 Temmuz 2017 Çarşamba

L-serine hakkında


The ALSUntangled Group tarafından L-serine raporu yayınlandı.

Serine, insanın sentezleyebileceği non-esansiyel ''gerekli olmayan'' bir amino asittir. Serine 2 formda mevcuttur: L-serine ve ayna görüntüsü D-serine.

L-serin, proteinlerin yapımında kullanılırken D-serin, bir nöromodülatör gibi rol oynar. Her iki form serin de kan beyin bariyerini geçebilir ve merkezi sinir sistemine girebilir.

Mekanizma

Bazı araştırmacılar, sporadik ALS vakalarının BMAA (B-metilamino-L-alanin, 4) adlı bir kimyasala maruz kalmasından kaynaklanabileceğine inanmaktadır. Bu, ilk olarak Guam'daki ALS Parkinsonizm demans kompleksinin (ALS / PDC) bir açıklaması olarak önerildi ve kimyasal, etkilenen Chamorros'taki otopsilerde tespit edildiğinde desteklendi.

Sonuç:

L-serin, BMAA-toksisitesi nedeniyle ALS gelişmiş bir hasta alt grubuna yardımcı olabileceği makul bir mekanizmaya sahip, oldukça ucuz ve yaygın olarak kullanılan bir beslenme takviyesidir. Küçük bir Faz I çalışması, günde iki kez 15 g'a kadar L-serinin nispeten iyi tolere edildiğini gösterdi. ALS hastalığında bir tedavi seçeneği olarak güvenliğine ve faydasına ışık tutacak daha geniş bir takip denemesi planlanmaktadır. Ne yazık ki, BMAA'nın ALS hastalarında güvenilir bir şekilde ölçülmesi zor olduğundan, yanıt verme olasılığı en yüksek olan altkümeyi tanımlamak zor olacaktır. Yaşayan insanlarda BMAA maruziyetini ölçmek için güvenilir bir test ortaya çıkıncaya veya bir takip denemesi güvenlik teyit edip bunun bağımsız bir fayda ortaya koyana kadar ALS tedavisi için L-serin önermeyiz.

17 Temmuz 2017 Pazartesi

Radicava (Radicut, Edavarone) hakkında (Temmuz 2017)



Radicava (Radicut, Edavarone) hakkında:

5 Mayıs 2017 tarihinde, üretici firma Mitsubishi Tanabe tarafından yapılan açıklamayı tüm dünya ile aynı gün paylaştık.
Radicava ilacı Amerika'da FDA tarafından ALS hastalığında kullanılmak üzere onaylandı.
Türkiye’de ilacın ALS hastaları için SGK kapsamında ödenmesi için Sağlık Bakanlığı, İlaç Ecza Kurumu, Bimer kurumlarına yazı yazıldı.
Aynı konuda bir imza kampanyası başlatıldı. Umut Kocabıyık teşekkür ederiz.
İlacın bilimsel araştırma sonuçları, ilaç bilgileri ve faz çalışması durumu ALS-MNH Derneği Resmî İnternet sitesinde yayınlandı. https://www.als.org.tr/radicava-edaravon-fda-onayi-aldi

Radicava ile ilgili ayrıntılı bilgi içi:   Buradan indirebilirsiniz 

Sonuç: 

Radicava, aşağıdaki kriterlere uyan hastalarda çalışıldı.
* Hastaların araştırmaya alınma kriterleri,
- hastalığın en fazla 24 ay olması,
- solunumun %80 üzerinde olması, (fvc)
- yürüyor olması,
- kendi ihtiyaçlarını karşılıyor olması
- Rilutek kullanıyor olması
Çalışma sonuçları:
İyileşme, hastalığı durdurma etkisi yok.
Uygun gruptaki hastalarda en az 6 ay kullanıldığında hastalığı yavaşlattığı iddia ediliyor.
Ne kadar yavaşlattığını ölçmek için alsfrs-r skoru kullanılıyor. Mitsubishi Tanabe, Japonya'daki son Faz 3 çalışmasını 137 ALS hastasıyla yürüttü. MT Pharma America tarafından kamuya açıklanan verilere göre, bu altı aylık çalışmada edaravone verilen grup plaseboya kıyasla ALSFRS-R puanlarında ortalama 2,49 puan (ALSFRS skoru min: 0 max: 48)

2,49 NEYİ İFADE EDİYOR?

Tedavi sonucunda hastalarda kas gücünde artma gibi kısa sürede hissedilen bir iyileşme veya duraklama beklenmiyor. Hastalığın gidişatını yavaşlatması bekleniyor. Yapılan çalışmada fiziksel fonksiyon değerlendirme ALSFRS-r ölçeği ile takip edilmiş. Çalışma sonuçları daha uzun süreli tedavinin ne kadar etkili olacağına dair bilgi vermiyor.
Son duruma göre henüz Amerika'da piyasaya verilmedi.
Amerika'da sağlık güvencesi kapsamına alınıp alınmadığı henüz belli değil
Hangi grup hastalara ücretsiz verileceği belli değil.
Japonya’da FDA bağımsız ilaç uygulaması mevzuatı vardır. Bu nedenle Mitsubishi Tanabe firması Japonya’da ilaç çalışması yapmıştır. İlaç 2 yıldır Japonya’da Radicut adı ile reçeteli olmak kaydıyla satılmaktadır.
Bazı hastalarımızın bu ilacı Japonya'dan getirttiği bilgisi vardır. Bu kişisel bir karardır, derneği ilgilendirmez.
Avrupa’da herhangi bir ülkede henüz ALS hastalarında kullanılmıyor. Ülkelerin farklı sağlık mevzuatı var.
Ülkemizde ilacın etkisi, bilimsel kanıtları ve hangi hasta grubunda etkili olduğu konusunda bakanlık Nöroloji Derneğinden görüş istemiştir.

Henüz bir resmi açıklama yapılmamıştır.

Kaynak
http://www.neurology.org/content/88/16_Supplement/P5.110

10 Temmuz 2017 Pazartesi

Yoğun Bakım Hastası İçin Gerekli Medikal Ürünler ve Raporlar - 2017

Yoğun bakımda yatan hastalar için birçok tıbbi cihaz ve medikal malzeme kullanılmaktadır. Bunların kullanımı çoğu zaman hastanın hayati fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için gereklidir. Yoğun bakımda yatan hastalar bazı şartlar olgunlaştığında eve çıkartılır ve bakımlarına aileleri tarafından devam edilir. Bu durumda yoğun bakımda kullanılan tıbbi cihazların ve diğer medikal ürünlerin hastanın ailesi tarafından tedarik edilmesi ve evde hazır hale getirilmesi gerekir.

Hastanede kullanılan tıbbi cihazlarla evde kullanılanlar arasında farklar vardır. Hastanedekiler daha çok özelliği olan ve daha geniş kullanım alanına sahip olan cihazlardır. Evde kullanılanlar ise daha küçük, taşınabilir ve kullanımı kolay tıbbi cihazlardır. Evde hasta bakımında ihtiyaç olan medikal ekipmanların listesi genellikle aynıdır. Kullanılan ürünlerin markaları ve ölçüleri farklı olabilmektedir. Onun dışında çoğunlukla benzer ürün çeşitlerine ihtiyaç duyulur.

Yoğun bakım hastalarının evde bakılması için ihtiyaç olan medikal ürünler ve bunların rapor yazımıyla ilgili bilgileri aşağıda belirtiyorum. Aşağıdaki ürün adetleri SGK’nın minimum karşıladığı adetler değildir. Ortalama olarak hastanın ay içinde kullanması gereken adetleri belirttim. SGK’nın uygulamaları sürekli değiştiği için minimum olarak karşıladığı ürün adetleri değişkenlik göstermektedir.

Genel Maddeler

Raporlar 2 yıl geçerli olacak şekilde yazılmalıdır.
Her rapor için ayrı reçete yazılmalıdır.
Her rapor için 2’şer adet fotokopi çekilip “Aslı Gibidir” yapılmalıdır.


1. Rapor İçeriği

Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı (Mod: P SIMV & V SIMV) – 1 adet
Ev Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı İçin Kesintisiz Güç Kaynağı – 1 adet
Hasta Karyolası ve Yatağı – 1 adet
Çelik Oksijen Tüpü (10 litre) – 1 adet
Oksijen Konsantratörü – 1 adet
Jeneratör – 1 adet

2. Rapor İçeriği

Bataryalı Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı – 1 adet

3. Rapor İçeriği

Pozisyon Aldıran Havalı Yatak – 1 adet
Bataryalı Konsol Tipi Pulse Oksimetre Cihazı – 1 adet

4. Rapor İçeriği

Nebülizatör Cihazı – 1 adet

5. Rapor İçeriği

Mama Cihazı – 1 adet

6. Rapor İçeriği

Hasta Alt Bezi/Külotlu Hasta Alt Bezi – 120 adet/1 ay

7. Rapor İçeriği

Beslenme Seti – 30 adet/1 ay

8. Rapor İçeriği


  • Uzun Dönem Kullanılabilir Trakeostomi Kanülü (No: ##) – 4 adet/1 ay
  • Aspirasyon (Aspiratör) Kateteri (No: ##) – 300 adet/1 ay
  • Oksijenli Su (1 litre) – 2 adet/1 ay
  • Steril Eldiven – 2 kutu/1 ay
  • Pulse Oksimetre Probu (Disposable) – 15 adet/ 1 ay
  • Uzun Dönem Kullanılabilir Nazogastrik Beslenme Kateteri (No: ##) – 4 adet/1 ay
  • HME Filtre – 60 adet/1 ay
  • Mekanik Ventilatör Solunum Devresi – 1 adet/1 ay
  • Mekanik Ventilatör Hava Filtresi – 2 adet/1 ay
  • Resusitatör (Ambu) Seti – 1 adet/1 ay
  • Kateter Mount – 30 adet/1 ay
  • Aspirasyon (Aspiratör) Cihazı Filtresi – 10 adet/1 ay
  • Enjektör – 100 adet/1 ay
  • Steril Gaz Kompres – 4 paket/1 ay
  • Ağız Bakım Seti – 30 adet/1 ay
  • Saç Temizleme Bonesi – 30 adet/1 ay
  • Cilt Temizleme Mendili – 6 paket/1 ay
  • Hijyenik Banyo Lifi – 4 paket/1 ay
  • İdrar Torbası – 90 adet/1 ay
  • İdrar Kateteri – 90 adet/1 ay
  • Yatak Koruyucu Örtü – 1 paket/1 ay
  • Gastrostomi Beslenme Tüpü – 1 adet/1 ay
  • PEG Seti – 1 adet/1 ay
  • Lastikli Yüz Maskesi (Disposable) – 2 kutu/1 ay
  • Galoş – 1 paket/1 ay
  • Trakeostomi Kanülü Bandı – 4 adet/1 ay
  • Trakeostomi Kanülü Pedi – 4 adet/1 ay



8 Temmuz 2017 Cumartesi

Fiziksel Engelli Kişilerin Müzik Yapabilmesi İçin Yeni Bir Uygulama: The EYEHARP

Nedir Bu EyeHarp?

Eye Harp, göz kontrollü bir müzik arayüzüdür. Fiziksel engelli kişilerin müzik öğrenmesini ve çalmasını amaçlıyor. Açık kaynaklı, indirmenin ve kullanmanın tamamen ücretsiz olduğu bir uygulama. Bu uygulama, Barcelona’daki Pompeu Fabra Üniversitesi, müzik ve makine öğrenme laboratuvarı araştırmacısı Zacharias Vamvakousis‘in yüksek lisans ve doktora tezinin bir bölümünü oluşturmaktadır. Açık kaynaklı C ++ araç setinin üstünde uygulanmaktadır. Creative Commons Atıf-Paylaşım 4.0 Uluslararası Lisansı uyarınca lisanslanmıştır. Erişilebilirlik teknolojisinin herkese açık olması gerektiğini ve ihtiyaç duyanlar için de bir engel teşkil etmemesi gerektiğini söylüyorlar.

Nasıl Çalışır?

İlk olarak nereden baktığınızı bilen bir eye-tracker’a ihtiyacınız var. Alternatif olarak Eye Harp fare imlecini (örneğin bir kafa izleme cihazı ya da dokunmatik bir yüzey) herhangi bir cihaz aracılığıyla kontrol edebilir. Daha sonra EyeHarp uygulamasını ücretsiz indirip kullanmaya başlayabilirsiniz.

Peki Nasıl Müzik Yapılır?

Eyeharp, kullanıcılara “bir melodinin perde, zamanlama ve dinamiklerini kontrol edebilmelerine olanak tanıyor; bunun yanı sıra akorlar ve arpejleri de kullanabiliyorsunuz. Arayüz iki katmana sahiptir: adım sırası katmanı ve melodi katmanı. Adım dizisi katmanında arpejler oluşturursunuz, daha sonra melodi katmanında melodileri çalmak için akorları kontrol edebilirsiniz.  Şuradaki bağlantıdan indirebilirsiniz: 
https://github.com/zackbam/TheEyeHarp

7 Temmuz 2017 Cuma

ÖTV indirimli engelli araç 2017

Engelli araç alımında araç fiyatı arttıkça indirim oranı artar

ÖTV indirimli engelli araç alımında 2016 yılına kadar motor silindir hacmi 1.6 olan binek otolarda ÖTV indirimi %45 idi. Ancak 2016 yılında Maliye Bakanlığı tarafından yapılan değişiklikle bu indirim oranı %60’a kadar çıktı.

FİYATI YÜKSEK ARAÇ AL DAHA FAZLA İNDİRİMDEN YARARLAN

24/11/2016 Tarihinde yürürlüğe gören yeni ÖTV oranlarının gerekçesini Maliye bakanı Naci Ağbal şu şekilde açıklamıştı. “Satış fiyatı 50 Bin TL olan araçtan da aynı oranda vergi alınıyor, satış fiyatı 150 bin TL olan araçtan da. Şimdi yapacağımız düzenlemeye göre ÖTV oranları sadece aracın motor silindir hacmine göre değil aracın satış fiyatına göre ayarlanacak.”

Bakanlıktan yapılan açıklama ve yürürlüğe giren düzenleme doğrultusunda ÖTV (özel tüketim vergisi) matrahında 3 farklı kategoriye / hesaplamaya gidildi. Buna göre yürürlüğe giren yeni ÖTV oranları düzenlemesi doğrultusunda engellilerin alacakları binek araçlarda (otomobil) aracın fiyatı artıkça uygulanacak engelli ÖTV indirimi de artmış oldu.

ENGELLİ ARAÇ ALIMINDA ÖTV ORANLARI

Motor silindir hacmi 1.6’yı geçmeyen binek otomobillerde OTV oranları aşağıda yazıldığı şekilde uygulanmaktadır.
– ÖTV matrahı 40.000 TL’yi aşmayanlar için %45,
– ÖTV matrahı 40.000 TL’yi aşıp, 70.000 TL’yi aşmayanlar için %50
– ÖTV matrahı 70.000 TL üzeri %60

Burada bahsedilen ÖTV matrahında ÖTV ve KDV fiyatları dahil edilmemiştir. Daha anlaşılır olması adına aşağıya ÖTV ve KDV dahil fiyat listesi ve uygulanacak ÖTV oranlarını yazıyorum

ARAÇ FİYATI
68.400 TL ve aşağı olanlar için ÖTV oranı %45
68.401 TL ile 123.900 TL arası olanlar için ÖTV oranı %50
123.901 TL ve yukarısı için ÖTV oranı %60

Konuyu daha anlaşılır kılmak adına somut örnekler vererek eski ve yeni ÖTV oranlarının engellileri nasıl etkilediğini örneklemle açıklayalım. Not: aşağıda verilen örnekler reel rakamlar üzerinden verilen örnekler olup araç markaları temsildir.

Örnek 1: 2016 yılı öncesi bir engelli vatandaş satış fiyatı 124 bin tl olan (Mercedes, BMW, Fiat, Ford marka önemli değil) bir binek otomobili %45 ÖTV indirimiyle 85 bin TL’ye alırken 2016 yılı uygulamaya koyulan yeni ÖTV matrahına göre 124 bin TL’lik bu aracı 85 Bin TL yerine 77 Bin TL’ye alacak. Aradaki fark ise 8 Bin TL. Yani engelli araç alımında eski ve yeni ÖTV oranları açısından engellilerin cebine 124 Bin TL lik bir araçta fazladan 8 Bin TL girmiş olacak.

BÜTCENİZ VARSA YÜKSEK FİYATLI ARAÇLARI TERCİH EDİN

Engelli vatandaşlarımıza eğer bütçeleri varsa engelli araç alımında fiyatı yüksek araçları / otomobilleri tercih etmelerini öneriyoruz. Zira yukarıda verdiğimiz araç fiyatına göre indirim oranı arasındaki farkı somut örnekle açıkladık. Verdiğimiz bu örnekten yola çıktığımızda engelli vatandaşların bütçeleri doğrultusundan ÖTV indirimden maksimum düzeyde yararlanmaları adına yüksek fiyatlı araçları tercih etmeleri doğru bir adım olacaktır.

Kaynak ==> https://www.engelolma.net/engelli-arac/engelli-arac-aliminda-arac-fiyati-arttikca-indirim-orani-artar-h268.html

28 Haziran 2017 Çarşamba

Tetanoz aşısı ve ALS arasında bağlantı var mı?


Bu konu zaman zaman gündeme geliyor. Yurt dışındaki ALS topluluklarında, forumlarda konuşuluyor. ALS hastalığı ile tetanoz aşısı olma arasında bağlantı olabileceği kişisel teoriler olarak anlatılır. Hatta son yıllarda bütün aşılara karşı bir tepki ve komplo teorilerine kadar yorumlar okuyabilirsiniz.
2 şekilde ele alınması gerekmektedir.
1- Tetanoz aşısı ALS hastalığına neden olabilir mi?
2- Tetanoz hastalığına neden olan bakteri ve toksini ALS hastalığı yapabilir mi?
Dünya üzerinde yaşayan, aşıya erişebilen herkese çocukluk çağlarında difteri tetanoz boğmaca aşısı yapılıyor. Bu aşı, vücutta antikor oluşturmak amacıyla erken yaşta yapılır. Böylece bu mikroplarla karşılaşmadan önce vücut hazırlıklı duruma getirilir. İlkokulda ve askerde, gebe adaylarında rapel ile vücuda tekrar bağışıklık hatırlatılır. Tetanoz, aşıyla önlenebilen enfeksiyon hastalıkları arasında kişiden kişiye bulaşmayan tek hastalıktır.

İleri yaşta tetanoz şüpheli bir yaralanma olduğunda ise Tetanoz serumu uygulanır. Tetanoz serumu aslında bir immun globulindir. İmmun globulinler bir çeşit bağışıklık proteinleridir. İnsan vücudunda yapılır, anneden geçer, sonradan bir toksin ile karşılaşıldığında vücutta üretilebilmektedir. Aşı ise, önceden toksin verilmiş kan ürünlerinden üretilmiş Tetanoz toksinine özel olarak üretilmiş bağışıklık proteinleridir. Yani aşının içeriğinde Tetanoz mikrobu veya toksini yoktur.
Anlaşılacağı üzere bu tür aşı ve serum uygulaması sırasında Motor nöronlara zarar verecek bir uygulama yoktur.

Tetanoz hastalığı ise bir çeşit bakterinin toksin oluşturması nedeniyle gelişir. Bu toksin, nörotoksik etkilidir. Yani sinir sisteminde zararlı etkileri olur. Bu etkiler nedeniyle Tetanoz hastalığına özel klinik belirtileri gösterir. Önceden Aşılanmış bireylerde bu hastalık hafif atlatılır. Aşılanmamış veya aşı olup olmadığı bilinmeyen bireylerde ise Tetanoz serumu uygulanır.

Hastalık, genellikle yaralanmayı takiben 3 gün içinde başlar ve özel kasılmalar, bulguları ile teşhiş konulur. Akut bir hastalıktır. 10-15 gün içinde olup geçer.

İnsanda Tetanoz aşısı sonrasında doğrudan ALS vakası bilmiyorum.  Hayvanlarda barsak enfeksiyonu olarak daha sık görülüyor ve genellikle öldürücü salgınlar yapıyor.

Kaynak
http://www.ihsm.gov.tr/DBT.aspx
https://turkals.wordpress.com/category/clostridium-difficile/
https://www.researchgate.net/publication/236598900_Attack_of_the_nervous_system_by_Clostridium_perfringens_Epsilon_toxin_From_disease_to_mode_of_action_on_neural_cells
http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0041010113001335
http://www.ilacrehberi.com/pdfs/tetagam-p-250-iu1ml-im-enjeksiyon-icin-cozelti-ic-ce21/kub/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15823706

24 Haziran 2017 Cumartesi

Amiyotrofik Lateral Skleroz hastalığında eser elementler: İtalya'da bir risk bölgesi popülasyonunda sonuçlar


İtalya'daki küçük bir araştırmanın sonuçlarına göre, çeşitli metaller amiyotropik lateral skleroz (ALS) riskiyle ilişkili olabilir. Bulgular, kan, idrar ve saçtaki metallerin ve diğer eser elementlerin seviyelerinin ALS'yi teşhis ve izlemek için biyolojik belirteç olarak görev yapabileceğini ifade ediyor.

Sardunya (İtalya) adası popülasyonunda, amyotrofik lateral skleroz (ALS) görülme sıklığı yüksektir. Sardunya'lı ALS  hastaların kan, saç ve idrarındaki eser element seviyeleri, ALS'yi tanımak ve tahmin etmek için geçerli biyolojik belirteçler araştırılarak araştırılmıştır. 34 hastada, yaş ve cinsiyete uygun 30 sağlıklı kontrol ile karşılaştırıldığında onaylanmış bir yöntemle altı element (Ca, Cu, Fe, Mg, Se ve Zn) ölçülmüştür. Kandaki Ca ve Cu ve saç telinde Se ve Zn seviyeleri, kontrol grubuna göre ALS'de anlamlı derecede yüksek iken Mg ve Se'nin idrarla atılımı önemli derecede azalmıştır. Bu biyolojik belirteçler için seçilen eşik değerler, yeterli duyarlılık ve özgüllük ile ALS'li ya da ALS'siz hastaları ayırt edebilir. Elementler arasında birçok pozitif (Se-Cu ve Se-Zn gibi) negatif bağlantılar (Ca-Mg ve Ca-Zn gibi), birden fazla mekanizmaya katılan çok sayıda metalin ALS dejenerasyonunda rol oynadığını önermektedir.
https://link.springer.com/article/10.1007/s10072-017-3018-2

23 Haziran 2017 Cuma

ALS hastalığı konusunda mecliste önerge verecek babayiğit milletvekiline saygılarımla

1. ALS hastalarına teşhis ve tedavi hizmeti verebilecek sağlık kuruluşları hangileridir?
2. Her ilde teşhis ve tedavi hizmeti imkanı bulunmakta mıdır?
3. Türkiye’de ALS hastalığı konusunda uzman doktor sayısı nedir?
4. ALS hastalığı ile ilgili toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarınız nelerdir?
5. ALS hastalarının daha rahat bir yaşam sürdürmesini sağlayacak gereçlerin  ve tıbbi malzemelerin hepsi Türkiye’de bulunmakta mıdır ve SGK tarafından karşılanmakta mıdır?
6. ALS hastaları ilaç temini konusunda ve ilaç ücretlerinin yüksekliği konusunda mağdur olduklarını dile getirmektedirler.  İlaç temini konusunda hastaların mağdur olmaması için yaptığınız bir çalışma var mıdır? ALS hastalarının sıklıkla kullandığı ilaçlar devlet tarafından karşılanmakta mıdır?
7. ALS hastaları ortalama 3-5 yıl içinde solunum cihazına ve yatağa bağımlı duruma gelmektedir.  Bu hastalar 7/24 bakımını kim yapmaktadır? Aileler bu durumdan nasıl etkilenmektedir?
8. Elektrik kesintisinde solunum cihazına bağlı hastalara ne gibi önlem alınmaktadır?
9. Başkasının bakımına muhtaç duruma gelen ALS hastalarının tamamı Evde bakım desteğinden yararlanabiliyor mu?
10. Yutma, konuşma, beslenme yeteneğini kaybeden ALS hastaları çevresi ile nasıl iletişim kurabiliyorlar? SGK tarafından böyle bir teknoloji ödeme kapsamında mıdır?
11. Kimsesi olmayan ve 7/24 bakıma muhtaç duruma gelen ALS hastalarına bakımı nerede ve hangi koşullarda olmaktadır?
12. 7/24 hastasına bakmak zorunda olup işten ayrılan eşler / çocuklar, askerlik çağındaki birincil bakımveren çocuklar için ne gibi destek verilmektedir?
13. ALS hastası olan ailelerde eğitim çağındaki çocukların gece uyku kalitesi, psikolojik sorunları, eğitimde fırsat eşitsizliği oluşturuyor mu? Bu konuda bir çalışma var mı?
14. Solunum ve beslenme desteği alan, cihaza bağlı hastaların yaşam kalitesini yükseltmek için, enfeksiyondan korunma, hastane transferi, evde muayene, hukuki sorunlar (vekaletname vs) için ne gibi kolaylıklar sağlanmaktadır?
15. Türkiye’de kaç ALS hastası ve ALS hastalığından olumsuz etkilenen  kaç aile bireyi vardır?
16. Tek ilaç olan Rilusole etken maddesinin dışında son zamanlarda Amerika'da FDA onayı almış Radicava ilacı hakkında ALS hastalarına tedarik ve SGK kapsamında ödenmesi konusunda bir çalışma var mıdır?
17. Solunum cihazı ihtiyacı olan hastalara ikinci el solunum cihazı, bakımı onarımı yapılmadan, garanti belgesi olmadan verildiği bilinmektedir.  Bu konuda hastalar arasında eşitsizlik oluştuğu gözlenmektedir.  Bu konuda bir çalışma var mıdır?
18. Solunum cihazı reçete edilen hastalar SGK deposunda mevcut yok kaşesi ile dışarıdan solunum cihazını yeni fiyatıyla satın almaktadır.  Üzerine ortalama 3-4 bin tl fark ödemektedir.  Hastanın vefatı sonrasında iade edilen cihaz olduğu için bu ödenen fark nasıl tazmin edilmektedir?
19. Solunum cihazına bağlı ALS hastaları heyet raporunu nasıl alıyorlar?

17 Haziran 2017 Cumartesi

Solunum cihazı ile uçak yolculuğu

Solunum cihazı ile  defalarca yurtiçi - yurtdışı uçak yolculuğu yaptım. Yolculuktan 10 gün önce Doktor raporu  alın.  Taşınabilir solunum cihazı ile uçak yolculuğu yapabilir yazdırın. bilet alırken Taşınabilir (Portable) solunum cihazı ile yolculuk yapacağınızı bildirin. Solunum cihazının markası ve modelini de belgesiyle bildirin. Oksijen tüpü istemediğinizi, kendi cihazınızla yolculuk yapacağınızı bildirin.
Akü, güç kaynağı gerekiyor ise görevliye kuru akü (dry battery veya non-spillable battery) olduğunu söyleyin.
Thy ile anlaşamazsanız Sunexpress daha tecrübeli.

Sunexpress Havayolları 

Aşağıda belirttiğimiz tıbbi ekipmanlar kısıtlamalar kapsamında değildir ancak bu ekipmanları kullanmanız söz konusu ise mutlaka uçuşlarınız öncesi bize ekipmanınız/cihazınız hakkında yukarıda belirtilen koşulları göz önüne alarak bildirim yapınız:
Tıbbi ventilasyon aleti (hava temizleme aygıtı),
Respiratör (solunum aygıtı),
POC (Portable Oxygen Contentrator – taşınabilir oksijen konsantratörü),
Oksijen tüpü (en fazla 5 kg ve toplamda 3 adet)
Kuru buz (Dry ice – katı karbondioksit) (kişi başı en fazla 2,5 kg) (Tıbbi malzemelerin soğuk tutulması amacı ile kullanılmaktadır.)
Sıvı nitrojen ile soğutulan özel taşıma kapları (Tıbbi malzemelerin soğuk tutulması amacı ile kullanılmaktadır.)
Batarya ile çalışan taşınabilir medikal cihazlar (aşağıdakiler ve benzerleri)
CPAP (Continuous Positive Airway Pressure: üst solunum yollarını açık tutmaya yarayan cihaz),
AED (Automated External Defibrillators – Otomatik Eksternal Defibrilatör),
Nebulizer (Fısfıs)
Sleep Apnoe Device (Uyku Apnesi Cihazı)
Diyaliz makinası
Yardımcı ekipmanlarınızı uçakta taşıyabilmemiz için, ekipmanlarınızın boyutlarının 84 x 120 cm’i geçmemesi gerekmektedir.
https://www.sunexpress.com/tr/bilgi/yolcu-bilgilendirme/engelli-yolcular/


Türk Hava Yolları 

Hasta ve Engelli Yolcu

Yolcularımızın uçuştan 48 saat önce rezervasyon yaptırması gerekmektedir. Aksi takdirde yolcularımıza imkânlar dâhilinde hizmet sunulabilmekte ve uzun bekleme süreleri oluşabilmektedir.
Hasta Yolcularımız:
Hasta yolcularımız ancak "uçakla seyahatinde herhangi bir sakınca yoktur” ibaresinin yer aldığı bir doktor raporları varsa uçuşa kabul edilirler. Yolcularımızın kendi doktorlarından veya havalimanı doktorundan alabileceği bu raporun tarihi 10 günden eski olamaz. Raporun dili ise İngilizce veya Türkçe olmalıdır.

Uçakta bakıma muhtaç durumdaki hasta yolcularımız ancak refakatçileri ile birlikte uçabilirler.

Hareket Kabiliyeti Kısıtlı Yolcularımız:
İhtiyaçlarını kendi başına gideremeyen ve gerekli durumlarda uçaktan tahliyesini yine kendi başına yapamayacak haldeki yolcularımız refakatçileriyle birlikte seyahat etmelidirler.
Sedye taleplerini uçağın kalkış saatinden 48 saat öncesine kadar yapmanız gerekmektedir. 48 saatten az bir süre kalmış uçuşlar için lütfen rezervasyon ünitelerimizle irtibata geçiniz.
İstanbul Atatürk Havalimanı’nda engelli yolcularımız için ayrı bir check-in bankosu bulunmaktadır. Diğer havalimanlarında ise bu yolcularımıza öncelik tanınmaktadır.
Not: Kabin ekibimiz uçuş sırasında solunum cihazları, yemek, ilaç takibi ve tuvalet ihtiyaçları konusunda maalesef size yardımcı olamazlar. Kabin ekibimiz ancak tuvalet ihtiyacı için kapıya gidiş ve gelişlerinizde size yardımcı olabilirler.
Uçuşlara Kimler Kabul Edilmez?
Uçuş sırasında elektrikli veya hava basınçlı aletleri kullanma zorunluluğu olan yolcular (Türk Hava Yolları tarafından temin edilen oksijen tüpü ve taşınabilir solunum cihazları hariç),
Uçak kapısı henüz kapanmamışken astım krizi geçiren yolcular,
İlk 48 saatinin içindeki yeni doğmuş bebekler,
Bulaşıcı hastalığa sahip yolcular.
http://www.turkishairlines.com/tr-tr/seyahat-bilgileri/ozelligi-olan-yolcular/hamile-hasta-ve-engelli-yolcu

5 Haziran 2017 Pazartesi

Trakeostomili hasta seyahat edebilir mi?

Trakeostomili hasta seyahat edebilir mi? 

Kısaca yanıtlayacak olursam Evet seyahat edebilir. Tabii ki her hastanın durumu farklıdır. Genel olarak aşağıdaki bilgiler işinize yarayabilir. Ayrıca, her hasta kendisine ait bir yöntem de geliştirebilir. Yaratıcı zekalardan çok şey öğrendim.
1-  Kendi isteği ile, herhangi bir enfeksiyon, acil durum, yoğun bakım macerası olmadan, koruyucu amaçlı trakeostomi açılmış hastalar: Trakeostomi öncesinde solunumu kendisi yapabilen, ciddi Oksijen düşüklüğü olmayan (Parmaktan oksijen ölçümü için pulse oksimetre öneriliyor) Oksijen satürasyonu % 90 altına düşmeyen hastalar, muhtemelen solunum cihazına ihtiyaç duymazlar. Bazısı ise solunum cihazı olsa da cihazdan ayrı nefes alabilirler. Bu hastaların en önemli ihtiyacı aspirasyon ihtiyacıdır. Gerekli malzemeleri yanlarında bulundurmak koşuluyla binek oto ile seyahat edebilirler.
2- Trakeostomili ve solunum cihazına bağlı hastalar: Gerekli malzemeleri yanlarında bulundurmak koşuluyla binek oto ile seyahat edebilirler.
Malzemeler:
1- Ambu (Önceden nasıl kullanılıyor öğrenin, mutlaka deneyin!
2- 12 V > 220 v  invertör  (oto elektrikçilerde var)
3- Aspirasyon cihazı (Akülü aspiratör veya çakmak adaptörü ile çalışabilen)
4- Aspirasyon çubuğu yeterli sayıda
5- 1 litre temiz su (Aspiratör hortumu yıkamak için)
6- Steril eldiven (yeterli sayıda)
7- Bakteri filtresi, hme filtre (yedek)
8- El feneri
9- 10 cc enjektör ( kanül balon için)
10- İdrar için prezervatif sonda, jelli hasta bezi (daha rahat)
11- Küçük yastıklar, müzik, iyi yolculuklar!
12- Araçta sigorta atması ihtimaline karşı yedek sigorta, yedek çakmak adaptörü tavsiye ederim.
***
* Solunum cihazları 220 v AC ile çalışıyor. Bazıları 12 V otomobil çakmak soketi adaptörü ile çalışıyor. Bazılarının dahili bataryası var ortalama 3-4 saat çalışıyor.
* İnvertör denilen, 12 V DC akımı (bildiğimiz otomobil aküsü) 220 v AC akıma dönüştürüyor.
Aspirasyon: Taşınabilir, tercihan akülü aspirasyon cihazı  (çakmak adaptörü olduğunda 12 V soketi olan aspirasyon makinesi gerekiyor)
* Solunum cihazının bataryası varsa sorun yok 3-4 saat idare eder
* Bataryası var ama daha uzun süreli dışarıda kalmak istiyorum veya seyahat edeceğim diyorsanız bu durumda yine 2 yol var:
- Solunum cihazı 12 V desteği (çakmak adaptörü) var mı? Varsa  çakmak soketinden 12 V alabilirsiniz. 12 V aspirasyon cihazı da çalışır
- Solunum cihazı 12 V desteği (çakmak adaptörü) yoksa invertör  almak gerekiyor. Ancak invertör en az 300 watt olmalı (bunun için akü gücü 35-40 amper olması gerekiyor) Böylece  araç çakmağından 220 v elektrik alabilirsiniz.
Oksijen konsantratörü bu sistemde çalışmaz. yolculuk sırasında gerekmiyor.
Not: Uzun yolculuklarda özel ambulans çok sarsıyor. Tavsiye etmem. Araç koltuğunda seyahat daha konforlu oluyor.

29 Mayıs 2017 Pazartesi

ALS hastalığı nasıl teşhis edilir?

Hastalığın ilk aşamalarında belirtileri MS (multiple sclerosis), sinir sıkışması veya Parkinson hastalığının belirtilerine benzediğinden MNH`nin teşhisi zor olabilir. Pratisyen hekim hastayı sinir sistemi üzerine uzmanlaşmış bir doktor olan nöroloğa yönlendirir. Nörolog şu testleri isteyebilir:

Kan ve İdrar Testi: Hastanın kan ve idrarını laboratuarda analiz ederek doktor diğer bazı hastalıkları ayırt edebilir. Kan testi bazen MNH hastalarının kanında da bulunabilen Kreatin Kinease`de bir artış olup olmadığını belirler. Kreatin kinease MNH`ye özgü değildir ve başka hastalıkların da belirtisi olabilir. Kas yıkımı olan diğer hastalıklarda da ortaya çıkan kas içi bir enzimdir.

MRI Taraması (Manyetik rezonans görüntüleme): Radyo dalgaları ve güçlü magnetik alan, beyin ve omuriliğin detaylı bir görüntüsünü ekrana çıkarır. Hasta tüp şeklinde bir makinaya girer, hareketli bir yatağa yatar. Makina çalıştığında ve hasta içindeyken yüksek vuruntulu sesler duyar, bu normaldir. Bir MRI taraması MNH`yi teşhis edemez. MNH`nin verdiği hasar MRI`da görülmez. Ancak bu test, felç nedeni olabilen ve ALS benzeri belirtiler veren diğer hastalıkları, tümör, kanama gibi durumları, vb gibi MRI`da görünenleri ayırt etmek için faydalıdır.

EMG (electromyography): Hastanın kaslarındaki elektriksel aktiviteyi ölçmek için iğneler kullanılır. Doktorun üzerinde çalışmak istediği kasa ince telden bir elektrot batırılır (genellikle kol ve bacaklardaki kaslar ve yutak bölgesindeki kaslar) Kas dinlenirken ve kasılırken oluşan elektriksel aktiviteler bir cihaz tarafından kaydedilir. Çoğu hasta bu testi biraz rahatsız edici bulur. Sinirsel uyarıdan yoksun kalmış kasların, elektriksel aktiviteleri, sağlıklı kaslardan farklı olduğundan bu kaslar tanınır. Bir kas henüz hastalıktan etkilenmemiş olsa bile EMG anormal görünebilir.

Sinir İletkenlik Testi: Bu test, sinirlerin bir elektrik sinyalini ne kadar hızlı ilettiğini ölçer. İncelenen kasın ya da sinirin üzerindeki deriye elektrotlar yerleştirilir. Sinir sinyalinin gücünü ve hızını ölçmek için sinir üzerinden küçük bir elektrik şoku geçirilir.

TMS ( transcranial magnetic stimulation): Üst motor nöronların aktiviteleri özel olarak tasarlanmış bir manyetik bobin kullanılarak ölçülür. Bu işlem sinir iletkenlik testi ile aynı anda yapılabilir.

Lomber ponksiyon - Spinal Tap – ( Belden sıvı alınması): Burada amaç beyin-omurilik sıvısını (beyin ve omuriliği saran sıvı) analiz etmektir; Hastalar dizleri göğüse çekili şekilde yan yatarlar. Lomber ponksiyon yapılacağa yere bir lokal anestezi yapılır. Daha sonra omurilik kanalına bir iğne batırılır ve bir miktar sıvı alınır. Sıvı içinde protein, bakteri ve bazı elementler incelenir.

Kas Biyopsisi: Eğer doktor hastanın MNH değil bir kas hastalığı olduğunu düşünüyorsa kas biyopsisi uygulanabilir. Kasın küçük bir kısmı alınır. Hastaya önceden lokal anestezi uygulanır. Kas örneği analiz için laboratuara gönderilir.


27 Mayıs 2017 Cumartesi

ALS hastalığında kas erimesi ve kas güçsüzlüğü

Soru:
Kas erimesini ilk gördüğümüz yer ise sağ elinin işaret parmağı ile baş parmağı arasındaki kısımdı( zaten nörolog da bundan şüphelenip EMGye yönlendirmişti) ancak son birkaç gündür annemle fark ettiğimiz çok ilginç bir şey var. Sağ elindeki çukurluk tamamen dolu, üstelik ödem vs de yok elinde, yani eskisi gibi gözle görülür derece boşluk yok, bununla beraber kollarında yalnızca dirseğe kadar olan kısımda incelme var. Ancak bir yıldır kilosu da aynı. Size soracağım şu; benin anlattığım gibi bir durumla hiç karşılaştınız mı? Ya da bir umut, kaybedilen kası geri kazanmış olabilir miyiz?
Konu biraz teknik açıklama gerektiriyor. Meraklısı için açıklamaya çalışayım:
İnsan beyni, diğer canlılara göre oldukça gelişmiş bir sinir ağı sistemine sahiptir. Başparmak ile diğer parmakları birleştirebilme yeteneği sadece insanda gelişmiştir. Bu nedenle insan, el becerileri en gelişmiş canlıdır. İnce el becerilerini denetleyen beyin bölgesi, beynimizin en dış tabakası olan korteks kıvrımlarında yerleşmiştir. Diğer istemli kas hareketlerine kıyaslandığında el becerisini denetleyen sinir hücreleri (Motor Nöron) çok fazla alan kaplar.

ALS hastalığında Motor nöronlar ölmeye (apoptoz) başlayınca ilgili kas lifleri de çalışmaz ve bir süre sonra kaslarda erime (Atrofi) başlar. Ancak kaybedilen kas lifleri yerine yöndeş kas lifleri beyinde yeniden bağlantı kurularak hareketin tekrar başka kas grupları tarafından veya başka Motor nöronlar tarafından devamı sağlanır. Buna nöronların öğrenmesi ve uyum sağlaması özelliği (plastisite) denir.

Bazen eriyen bir kas grubu (özellikle çok sayıda motor nöron tarafından denetlenen bölgeler, el, başparmak hareketleri) bir süre sonra tekrar dolmaya başlıyor. Eriyen kas dokusu yerinde oluşan boşluğu yağ dokusu doldurur. Ancak kas gücü ve hareketin ince beceri özelliği eskisi gibi olmuyor. Daha sonra ilerleyici motor nöron kaybı devam ediyor. Kas güçsüzlüğü de ilerliyor. Aynı durum konuşma, yüz mimikleri gibi çok sayıda nöron tarafından yönetilen kas gruplarında da görülebiliyor. Bulber tutulumlu ALS hastalarında bu bölgeler daha erken etkileniyor. Arada kısa iyileşme gibi görünen kas gücünde artma, aslında geçici bir onarım/yeniden yapılanma sürecidir. Sonuçta ALS hastalığında kas güçsüzlüğü ilerleyicidir.

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Masitinib FazIII sonuçları umut verici

Fransız biyoteknoloji şirketi AB Science, Lou Gehrig hastalığı olarak da bilinen amiyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalarının fiziksel işlevlerinin iyileştirilmesinde etkili olduğunu gösteren öncü bileşik masitinib için Faz III klinik araştırmanın sonuçlarını sundu.

Randomize çift kör klinik çalışmada (NCT02588677) masitinibin plasebo ve bir ALS ilacı olan riluzole (Rilutek veya Teglutik) kombinasyonu ile birlikte etkinliği ve güvenirliliği karşılaştırılmıştır. Toplam 394 ALS hastasına 48 haftaya kadar 4.5 mg / kg / gün masitinib ve riluzol, 3 mg / kg / gün masitinib ve riluzol kombinasyonu veya plasebo ve riluzol kombinasyonu için rasgele seçim yapılmıştır.

Çalışmanın öncelikli amacı, katılan hastaların zaman içindeki fonksiyonel değişimini izlemek için kullanılan revize edilmiş ALS Fonksiyonel Derecelendirme Ölçeği (ALSFRS-R) değişikliklerini gözlemlemekti. İkincil bir hedef, hastanın ölümü veya hastanın ALSFRS-R skorunda dokuz puanın bozulması olarak tanımlanan progresyonsuz sağkalımı (PFS) incelemektir.

Sonuçlar, 4.5 mg / kg / gün dozunda uygulanan masitinibin ALS hastalarında riluzol ile birlikte plasebo tedavisine kıyasla tedavi edici bir fayda sağladığını gösterdi. Bu masitinib dozu, hastaların işlev kaybını yavaşlattı, PFS'sini geliştirdi ve yaşam kalitesinde düşüşü azalttı.
Çalışma, masitinib'in, diğer koşullar altında geniş yelpazede de kullanılmak üzere test edildiğini, ciddi yan etkilere neden olmadan güvenli  olduğunu gösterdi.

Çalışma sonuçları, 18-20 Mayıs tarihleri ​​arasında Slovenya'nın Ljubljana kentinde  düzenlenen 2017 European Network for the Cure of ALS (ENCALS)  yıllık toplantısında sunuldu.

Toplantıda, AB10015 masitinib denemesinin uluslararası koordinatörü ve bir ALS uzmanı olan Jesús S. Mora, "randomize kontrollü bir faz 3 denemesinden elde edilen sonuçlar: Masitinib, riluzole yanında ilave tedavi olarak Kullanıldığında kabul edilebilir tolere edilebilirlik ile amyotrofik lateral skleroz (ALS) tedavisinde yararlıdır" başlıklı sunum yaptı.

Mora, "Bu nihai veriler, masitinibin ALS hastalığının ilerlemesini yavaşlatmada etkili olduğunu gösteren çalışmanın önceki ara analizinden elde edilen bulguları doğruluyor. Günlük fiziksel fonksiyonların (ALSFRS-r) ve solunum fonksiyonlarının yaşam kalitesi üzerindeki etkisi açısından  değerlendirildiğinde önemli bir iyileşme ortaya çıkmaktadır" dedi.

Aynı toplantıda, Uruguay Montevideo'daki Institut Pasteur'daki Nörodejenerasyon Laboratuvarı başkanı Profesör Luis Barbeito, "Amyotrofik lateral skleroz tedavisinde masitinib: Klinik öncesi ve gelecekteki klinik gelişme" konusunu sundu.

Barbeito, "Bu faz 3 klinik bulguları eşit derecede klinik öncesi verileri destekliyor ve masitinibin anormal mikroglial hücreleri hedefleyerek ve nöroinflamasyonu düzenleyerek nöroprotektif bir etki yarattığını" açıkladı.

AB Science Bilim Komitesi Başkanı Profesör Olivier Hermine, "Bu veriler masitinibin ALS'deki ilerlemeyi yavaşlatabileceğini ve nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde yeni bir paradigmayı etkili bir şekilde açtığını kanıtlıyor" dedi.

Masitinib, sınırlı sayıdaki kinazları inhibe ederek bağışıklık için önemli hücreler olan mast hücrelerini ve makrofajları hedef alan ağız yoluyla olarak uygulanan bir tedavidir. Mast hücrelerindeki aktivitesi ve ardından inflamasyon sürecinin inhibisyonu nedeniyle, masitinib enflamatuar ve SSS ile ilişkili hastalıkların semptomlarına karşı etkili olabilir.

 Avrupa İlaç Ajansı (EMA), masitinib için Ekim 2016'da ALS'yi tedavi etmek için koşullu bir pazarlama yetkilendirme başvurusunu kabul etti. EMA'nın masitinib'i piyasada satışının ruhsatlandırılması kararının önümüzdeki aylarda kamuoyuna duyurulması bekleniyor. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), masitinibi yetim ilaç olarak atadı.

Kaynak: 
http://www.ab-science.com/file_bdd/content/1495118771_ALSENCALS2017ENvF.pdf


21 Mayıs 2017 Pazar

ALS Hastaları Pikniğe Ambulanslarla Getirildi

Piknikte Rekor Kırdık! 
ALS-MNH Derneği İzmir Şubesinin Geleneksel 8. Bahar Pikniği Buca Kaynaklar Yörük Obası Tesislerinde yapıldı. İzmir Şubesi Başkanı Hakan Sepici Organizatörlüğü ve Şube Koordinatörü Gokhan Arıkan Koordinatörlüğünde düzenlediği bu sosyal etkinlikte İzmir civarında yaşayan ALS hastaları, hasta yakınları buluştu. ALS hastaları ve aileleri, yakınları, gönüllülerin katılımıyla gerçekleşen piknikte aynı zamanda bir ilke imza atıldı. Solunum cihazına bağlı olarak evde yaşayan, dışarı çıkma imkanı olamayan 7 ALS hastası ambulanslarla evlerinden alındı ve güvenli bir şekilde piknik alanına getirildi. 32 ALS hastası ve 100 üzerinde konukla katılımın yoğun olduğu piknikte çeşitli etkinliklerle hastalar ve yakınları moral buldu.
Güneşli bir bahar gününün keyfini çıkardık. Kaptanlık şapkası devir-teslim töreni yapıldı. Geçen yılın kaptanı Nuh Evren'in eşi Filiz Evren, yeni kaptanımız Murat Cansaran ın eşi Ayşe Cansaran 'a şapka teslim edildi. Filiz hanımın okuduğu şiir sonrasında duygusal anlar yaşandı. Kaptanlık kütüğüne yeni kaptanın plaketi çakıldı.
ALS-MNH Derneği Eğitim hemşiresi Yasemin Çırak hastaları tanıttı. Aramıza yeni katılan dostlara hoşgeldiniz mesajı verildi.
ALS hastası Bülent Sakız ve eşinin 12. Evlilik yıldönümü sürpriz pastası alkışlarla kesildi. Yerinde duramayan aktif, güleryüzlü Bülent'in isteği ile oyun havası çalındı. (Toplantıda, geçen hafta elim bir kaza sonucu hayatını kaybedenlerin anısına saygı amacıyla yüksek sesli müzik çalmama kararı verildi)
Ambulanslar piknik alanını terk etmediler. Büyük bir özveriyle hizmet verdiler.
Her zamanki gibi ile konuklara pide, köfte ayran ikram edildi. Ayrıca evde özenle sarılan dolmalar pikniğe lezzet kattı. Geleneksel pastamızı keserken rahmetli Mehmet Oğuz Özkoç'u rahmetle andık.
Aramızda olmayan dostlar rahmetle anıldı.
Her sene Antalya’dan sürpriz konuğumuz olur. Bu sene Antalya’dan güzel bir sürpriz geldi. Rahmetli Galip agamızın yadigarı Kismet Konak Özkan ve ailesi geldi.
İstanbul ve Ankara'dan selam ve kutlama mesajları paylaşıldı.
Fotoğraf sanatçımız Tahir Ün pikniği fotoğrafladı ve panaromik fotoğrafla pikniğimiz anılarımıza eklendi.
Emeği geçen, vesile olan, uzun yollardan gelen, hasta ve yakınları, katılma cesareti gösteren yeni dostlara teşekkür ederiz.
Birlikte güçlüyüz!
Teşekkür:
İzmir Valiliği
İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
112 Ambulans Servisi
Buca Belediyesi
Retina Göz Merkezi
Airline Ambulans Servisi
Zihni Holding
Celil Çağlar Özlü Sesan Tıbbi Cihazlar
Bornova Elit Pastanesi Naim Ozkoc
Borfiz Fizik Tedavi Merkezi
İsmail Atabek Fizik Tedavi Merkezi
ENTO KBB Merkezi
Özkaya Avukatlık Bürosu Ayşen Özkaya
Mithat Kusadali ve eşi Sevda Kusadali
Hasan Dinçer
Ataseven Muzaffer
Yasemin Çırak
Alev Ardiç
Fatma Tunç Köprülü
Gülten Erhan Deveci
Gülhan Şimşek

Gülenaz Çağlayan
Hürriyet Kaya
Zerrin Ateş
Nilgün Uzuncan



Als Hastaları Pikniğe Ambulanslarla Getirildi paylaşan: haberler

Kaynak 

17 Mayıs 2017 Çarşamba

Radicava Dosyası

Radicava (Edaravon) FDA onayı aldı 

5 Mayıs 2017


1995 yılında ALS hastalığını yavaşlattığı iddia edilen Rilusole (Rilutek) ilacından sonra  Edaravone (Radicava) FDA tarafından Amerika'da onaylandı. FDA onayı Edaravone (MCI -186)  FazIII çalışması sonuçlarına dayanıyor.

Mitsubishi Tanabe Pharma tarafından geliştirilen Edaravone, ilk kez 2001 yılında inme geçirmiş hastalarda kullanılmıştı. Japonya’da ALS hastalarında kullanımı sonucunda elde edilen veriler 20 Nisan 2017 tarihinde Amerika'da AAN toplantısında sunuldu.

Radicava, ALS Hastalığında tam bir tedavi etkisi olmasa da hastalığı yavaşlattığı iddia ediliyor.

Amerika'da bir ALS hastasının yıllık Radicava tedavisinin maliyetinin 150.000 $ olduğu bildiriliyor.

Radicava (Edaravone) nedir?

Radicava (Edaravone) güçlü bir serbest radikal giderici moleküldür. Serbest radikaller, genellikle bir elektronunu kaybetmiş bir oksijen atomu içeren moleküllerdir. Bu durum onları kararsız (reaktif) bir hale getirir. Komşu moleküllerin elektronlarına hırslı bir şekilde göz dikmeye başlarlar. Serbest radikaller hücre içinde sağlıklı hücre döngüsünü bozar. Serbest radikaller, sadece ALS hastalığında değil yaşlanma, Alzheimer, Parkinson, kanser gibi hastalıkların oluşmasında rol oynayan etkenlerden biridir.

Nasıl kullanılıyor?
14 gün boyunca 1 saat sürede damar yoluyla veriliyor. 14 gün ara
veriliyor. Daha sonra her 14 günün 10 günü aynı şekilde ilaç veriliyor. 1 kür tedavi 24 haftadan oluşuyor.  Tedavin en zor kısmı ise 14 gün boyunca damar yolunun açık tutulmasının teknik olarak çok zor olması.

Tedavi sonucunda hastalarda kas gücünde artma gibi kısa sürede hissedilen  bir iyileşme beklenmiyor. Hastalığın gidişatını yavaşlatması bekleniyor. Yapılan çalışmada fiziksel fonksiyon değerlendirme ALSFRS-r ölçeği ile takip edilmiş. Plasebo grubuna göre 6 ayda ortalama 2 puan fark görüldüğü bildirilmektedir. Çalışma sonuçları daha uzun süreli tedavinin ne kadar etkili olacağına dair bilgi vermiyor.

Radicava ilacının Ağustos 2017 de Amerika'da piyasaya verileceği bildirildi.
Türkiye’de bulunmuyor.
BİMER başvurunuz incelenmiştir. Hastalarımızın tedavisi müdavi hekimleri tarafından belirlenmektedir. Gerek yurt içi gerek yurt dışı tedavi seçenekleri yine hekimler tarafından değerlendirilmektedir. Hekiminiz tarafından yurt içi tedavi seçeneklerinin tüketilmiş olduğu düşünülüyor ve yurt dışında bulunan bir ilaç tedavide gerekli görülüyorsa; "FDA/EMA veya PIC-S üyesi ülkelerde ruhsatlı ve piyasada bulunan ilaçlar için ilacın piyasa adı ve etken maddesi belirtilerek doktorunuz tarafından Kurumumuza Yurt Dışı İlaç Kullanım başvurusunda bulunulması gerekmektedir.
Endikasyon Dışı ve/veya Yurt Dışı İlaç Kullanım Başvurularınızı “Ruhsatsız ve Endikasyon Dışı İlaç Yönetim Sistemi (REİYS)” web uygulaması adresi “
https://reiys.saglik.gov.tr” üzerinden elektronik ortamda yapabilirsiniz. Başvuru için gerekli bilgilerin yer aldığı kılavuzumuz ilgili web adresinde bulunmaktadır.
Geçmiş Olsun Dileklerimizle,
​​
İyi Günler
Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu
Ekonomik Değerlendirmeler ve İlaç Tedarik Yönetimi Dairesi Başkanlığı
İlaç Tedarik Sorunları Birimi

***
CİMER başvurunuz incelenmiştir. "Radicava" isimli ilacın satışa sunulabilmesi, eczanelerden temin edilebilmesi için öncelikle ilacın Bakanlığımız tarafından ruhsatlandırılması gerekmektedir. Bunun için ilacın firması tarafından Kurumumuza Ruhsatlandırma Başvurusunun yapılması gerekmektedir. Hastalarımızın tedavisi müdavi hekimleri tarafından  belirlenmektedir. Gerek yurt içi gerek yurt dışı tedavi seçenekleri yine hekimler tarafından değerlendirilmektedir. Hekiminiz tarafından yurt içi tedavi seçeneklerinin tüketilmiş olduğu düşünülüyor ve yurt dışında bulunan bir ilaç tedavide gerekli görülüyorsa; "FDA/EMA veya PIC-S üyesi ülkelerde ruhsatlı ve piyasada bulunan ilaçlar için ilacın piyasa adı ve etken maddesi belirtilerek doktorunuz tarafından  Kurumumuza  Yurt  Dışı  İlaç Kullanım başvurusunda bulunulması gerekmektedir.
Endikasyon Dışı ve/veya Yurt Dışı İlaç Kullanım Başvurularınızı “Ruhsatsız ve Endikasyon Dışı İlaç Yönetim Sistemi (REİYS)” web uygulaması adresi “https://reiys.saglik.gov.tr” üzerinden elektronik ortamda yapabilirsiniz. Başvuru için gerekli bilgilerin yer aldığı kılavuzumuz ilgili web adresinde bulunmaktadır.

İlgide kayıtlı başvurunuz Kurumumuz Sağlık Mevzuatı kapsamında incelenmiştir.
Amiyotropik Lateral Skleroz (ALS) hastalığının tedavisinde kullanılan Radicava isimli ilaç Kurumumuz SUT eki " Ek-4/C : Yurtdışı İlaç listesi'nde yer almamaktadır. Tedaviyi yapan hekim tarafından Sağlık Bakanlığına "Yurt Dışı İlaç Kullanım" başvurusunda bulunarak alınan onay belgesi, reçete aslı, rapor gibi onaylı evraklarınızla Türk Eczacılar Birliğine başvurmanız durumunda, ilaç ilgili komisyonlarda görüşülecek ve nihai kararı verecek olan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunun kararı doğrultusunda işlem yapılacaktır.

Radicava hakkında International alliance of ALS/MND Associations Açıklaması
Edaravon, Japonya'daki Mitsubishi Tanabe Pharma Corporation tarafından geliştirildi. Edaravone başlangıçta inme hastalarında kullanım için pazarlanıyordu. Daha sonra şirket, edaravonu ALS / MND'li kişilere test etmeye karar verdi. Japonya'daki 2015 yılındaki 3. Faz denemelerinden sonra düzenleyici kurumlar edaravonu, Japonya ve Güney Kore'de ALS / MND'li kişileri tedavi etmek için onayladı. Edaravone, Japonya ve Güney Kore'de "Radicut" markası altında pazarlanmaktadır.
2016 yılının Haziran ayında, MT Pharma America ABD'deki yasal onay için FDA'ya bir başvuruda bulundu. Bu uygulama 5 Mayıs 2017'de FDA tarafından onaylandı. Edaravone, ABD'de "Radicava" olarak pazarlanacak ve ticari olarak MT Pharma America tarafından dağıtılacaktır.

EDARAVONE NASIL ETKİLİ OLUR?
Edaravone'un hücreleri oksidatif stresden koruması düşünülmektedir. Oksidatif stres, vücut çok fazla serbest radikal ürettiğinde ve anti oksidan etkilerini etkili bir şekilde önleyemediğinde ortaya çıkar. Oksidatif stresin önlenmesi, ALS / MND hastalarında motor nöron ölümünü önlemeye yardımcı olabilir.

NASIL  UYGULANIR? 
Edaravon intravenöz enjeksiyonla verilir. (Açıklama doğrudan MT Pharma America web sitesinden) 
RADICAVA, intravenöz infüzyon ile 28 günlük döngüler halinde uygulanır. Her bir 60 mg dozun alınması 60 dakika alır. İlk siklus için, tedaviye 14 ardışık gün boyunca günlük infüze edilir ve ardından iki hafta ilaçsız süre izlenir. Daha sonra tüm sikluslar, 14 günlük bir süre içinde günde 10 gün süreyle infüze edilir ve ardından iki hafta ilaçsız süre izlenir.

NE KADAR ETKİLİ? 
Mitsubishi Tanabe, Japonya'daki son Faz 3 çalışmasını 137 ALS hastasıyla yürüttü. MT Pharma America tarafından kamuya açıklanan verilere göre, bu altı aylık çalışmada edaravone verilen grup plaseboya kıyasla ALSFRS-R puanlarında% 33'lük bir iyileşme gösterdi.
Bu çalışmadaki tüm hastalar hastalık ilerlemesinin başında (tanıdan hemen sonra) edaravon kullanmaya başladı. En sık görülen yan etkiler baş ağrısı, yürüme bozukluğu ve enjeksiyon bölgesinde morarma idi. Çok az sayıda hastada, aşırı duyarlılık veya alerjik reaksiyonlar meydana geldi ve bunlar hayatı tehdit edici olabilir. Daha fazla bilgi için www.radicava.com adresini ziyaret edin.

EDARAVONE'A ULAŞABİLİR Mİ?
Şu anda edaravone, Japonya, Güney Kore ve Amerika'da kullanım için onaylanmıştır. Sadece bu ülkelerin vatandaşları, ilgili sağlık sistemleri kanallarıyla edaravon'a erişebilir.
Bu ülkelerin dışında yaşayan ALS / MND'li insanlar Japonya'da edaravone'a erişebilir ve bu ülkelere girmeye teşebbüs etmişlerdir. Japonya ALS Derneği temsilcisi, uluslararası hastaların Radicut'a yasal olarak Japonya'da nasıl erişebileceklerini açıklayan bir SSS belgesi hazırladı. Bu süreç zorlu ve pahalı olabilir.
"Arone" markası ile benzer şekilde benzer bir bileşik, Edinburgh Pharmaceuticals tarafından Hindistan'da üretilir ve dağıtılır.  Bu bileşik düzensizdir. Ne Mitsubishi Tanabe ne de MT Pharma America, bileşimi veya üretimi hakkında hiçbir bilgiye sahip değildir. Hindistan'da bu ilaca erişen herkes, güvenliğinin ve etkililiğinin test edilmediğini bilerek dikkatle devam etmelidir.

MT Pharma America yaptığı açıklamada:
RADICAVA ve Radicut, yalnızca Japonya'daki Mitsubishi Tanabe Pharma Corporation tarafından FDA onaylı bir tesiste üretilmektedir. RADICAVA ve Radicut, üretim ve tedarik zinciri süreçleri boyunca kapsamlı bir kalite kontrolüne tabi tutulmaktadır. Diğer tesislerde diğer firmalar tarafından üretilen edaravon ürünlerinin kalitesi, güvenliği veya etkinliği hakkında yorum yapamayız.

Sonuç
İlaç henüz Türkiye’de bulunmuyor. Dileyen ALS hastası Nöroloji uzmanına başvurarak kendi imkanları ile ilacı getirtebilir. Anlaşıldığı üzere, İlaç ve tıbbî cihaz kurumu öncelikle yurtdışından getirilmesi konusunu doktor takdirine bırakıyor.
Doktor gerek gördüğü taktirde ALS hastası için yurtdışından ilaç getirebilmesi için başvuru yapacak. Ancak ilaç SGK kapsamında değildir!
Eczanelerde satılması için ruhsatlandırılması gerekiyor. Bunun için firmanın başvurması gerekiyor.
SGK kapsamında ödenmesi için ilacın fiyat/performans değerlendirilmesi gerekiyor.
Öte yandan geçen gün Amerika'da ALSTDI webinar izledim, ilaç Amerika'da en erken Ağustos ayında piyasaya verilecek.

Türkiye’de ilacı nasıl temin edeceğiz?
FDA onayı almış olması ilacın Türkiye’de satılacağı anlamına gelmiyor. Bir ilacın Türkiye’de reçeteyle satılması için sağlık bakanlığı tarafından ruhsatlandırılması gerekiyor. İlaç ruhsatlandırılması için her ülkede farklı kriterler mevcut. Tıbbi gereksinimleri karşılaması yanında fiyatlandırma ve Sgk kapsamına alınması ayrı bir süreç. "Radicava" isimli ilacın satışa sunulabilmesi, eczanelerden temin edilebilmesi için öncelikle ilacın Bakanlığımız tarafından ruhsatlandırılması gerekmektedir. Bunun için ilacın firması tarafından http://titck.gov.tr/ Kurumuna Ruhsatlandırma Başvurusunun yapılması gerekmektedir.
Kriterler karşılanmazsa Sağlık bakanlığı, ilaç firması ile görüşüp ilacın erken erişim programı kapsamında temin edilmesi yoluna gidebilir. Bu durumda örneğin SMA hastalarında kullanımı onaylanan Nusinersen ilacı gibi sınırlı sayıda hastada klinik çalışma amaçlı kullanılabilir.
Avrupa'da ruhsatlandırma süreci nedir?
Şirketin Avrupa İlaç Değerlendirme Ajansı'na başvurması gerekecek. İlaç zaten yetim hastalık adayı olarak EMEA'ya kayıtlı, bu da herhangi bir lisans başvurusu hızla izlenecek anlamına geliyor. Bununla birlikte, EMEA onayı örneğin İngiltere onayını sağlamıyor.
Türkiye’de işlem nasıl yürüyecek zaman içinde göreceğiz. ALS-MNH Derneği olarak sağlık bakanlığından açıklama yapılmasını talep ettik.

Kaynak:


Bunlar da ilginizi çekebilir

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Blog Arşivi