17 Ekim 2017 Salı

İtalya Edaravone konusunda klinik çalışma başlatıyor.

ALS “ye karşı yeni ilaç Edaravone için İtalya’da klinik çalışma başlatıldı.
Edaravone, (ticari adı, "Radicut") hastalığın yol açtığı motor dejenerasyonu orta derecede yavaşlattığı iddia ediliyor.

İtalyan Tıbbi Ürünler Ajansı, AIFA, Radicut için başvuruyu, SSN tarafından ödenmesine izin veren 23 Aralık 1996 tarihli ve 648 sayılı Kanun uyarınca ilaç listesine dahil edilmek üzere kabul etti.
AIFA - CTS Bilimsel Danışma Komisyonunun tavsiyelerini takiben, geçerli bir terapötik alternatif olmadığında, tıbbi ürünler diğer ülkelerde pazarlanırken ulusal topraklarda pazarlanmayan hâlâ onaylanmamış ancak klinik araştırmaya tabi tutulmuş ilaç ve ürünlerin ithal edilmesine izin veriyor..
Terapötik endikasyonlara göre, AİFA, ilacın nörolog tarafından ve sadece uygun klinik özelliklere sahip hastalar için (en fazla iki yıl hastalık ortaya çıkması, orta derecede fiziksel kayıp ve nihayetinde iyi solunum fonksiyonları) reçete edilmesine izin verdi.

Gelişmeler, İtalya’da Ulusal ALS sempozyumunda duyuruldu. Kinik çalışma sonuçları belli olmadan Radicut ilacının bütün ALS hastalarında kullanmak için erken olduğu bildiriliyor.

Radicut”un damar içi infüzyonlarla verilmesi ancak hastane tesislerinde mümkündür. Sempozyumda Radicut, AIFA, Mario Melazzini, Christian Lunetta, SLA alan yöneticisi, NeMO Kliniği Merkezi ve IRCCS İtalya Yardımcı Enstitüsü, Milano Üniversitesi Neuroscience Laboratuarı Direktörü Vincenzo Silani ile bir araya geldi.

Kaynak: İtalya ALS Derneği AISLA
http://www.aisla.it/sla-la-ricerca-avanza-nuovi-trattamenti-per-i-pazienti-italiani/

9 Ekim 2017 Pazartesi

Masitinib FazIII sonuçları duyuruluyor.


AB Science firması, 2017 yılında Kinavet'in (masitinib) amyotrofik lateral skleroz (ALS) tedavisinde kullanımını bildiren özetlerin altı uluslararası toplantıda sözel sunum için seçildiğini bildirdi. Özetler hem klinik öncesi hem de klinik veriler içermektedir.



Toplantılar:

XXIII World Congress of Neurology (WCN 2017) in Kyoto, Japan, on Sept. 19;
16th Annual NEALS Meeting in Clearwater Beach, Florida, on Oct. 4;
142nd American Neurological Association (ANA) Annual Meeting in San Diego, California, Oct. 15-16;
69th Spanish Society of Neurology (SEN) Annual Meeting in Valencia, Spain, on Nov. 4;
World Federation of Neurology Research Group on ALS/MND Satellite Symposium in Boston, on Dec. 7;
28th International Symposium on ALS/MND in Boston, Dec. 8-9.

Yeni preklinik veriler, masitinibin ALS'deki etki mekanizmasını desteklemektedir.

Yeni klinik öncesi veriler, masitinibin ALS hastalarında gözlemlenen tedavi etkisinin hem merkezi hem de periferik sinir sistemlerinde sinerjik koruyucu etkileri olabileceğini göstermektedir. Masitinib, tirozin kinaz eksprese eden hem glial hem de bağışıklık hücrelerini hedeflemektedir.
Yeni veriler, felç progresyonu sırasında mast hücrelerinin nöromüsküler kavşak denervasyonunda rolü olduğunu göstermektedir.
Bu, ALS'deki yeni bir patojenik mekanizmayı göstermektedir. Masitinib için yeni bir terapötik hedef olabilir . Masitinib, ileri felçde tipik olarak gözlenen Schwann hücrelerinde ve kılcal ağlarda morfolojik değişiklikleri engelledi.Yeni veriler masitinibin siyatik sinirinde dejenerasyon ve patolojik değişiklikleri önlediğini gösteriyor.
Nature dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada, masitinibin hedefi olan mikroglia'nın ALS, nörodejeneratif hastalıklarda nöronal ölümden sorumlu doğrulamaktadır.
Daha önce Journal of Neuroinflammation'da bildirildiği üzere, masitinib, aberran mikroglial hücreleri hedefleyerek ve nöroinflamasyonu düzenleyerek ilgili ALS hayvan modelinde nöroprotektif bir etki yaratır.
Bu veriler, yakın zamanda bağımsız araştırmalarla desteklenmiştir. Fare modelinde mikrogliada somatik mutasyonların tanımlanması, nörodejeneratif hastalıklarda nöronal ölümün bir sebebidir, yani anormal mikroglial hücreler, sporadik ALS de dahil nörodejeneratif hastalıkların sorumluları olabilir.
Kaynak

Edaravone (Radicut, Radicava) hakkında Açıklama

Japonya’da Edaravone etkin maddesi olduğu iddia edilen ilacın fiyatı hakkında araştırma yaptık. Japonya’da reçeteli satış fiyatları:

Edaravone yıllık ilaç fiyatı yaklaşık 520.000 japon yeni = 17.000 Tl

Aynı etken maddeyi içerdiği iddia edilen Radicut ise yıllık fiyatı yaklaşık 25.000 TL

Amerika'da onaylanmış Radicava ise yıllık 145.000 Dolar

"Edaravone " etkin maddesi içeren Radicut etiketli ilaç, 2001 yılında akut inme tedavisi için piyasaya çıktı.

2013-16 yılları arasında Japonya’da ALS hastaları üzerinde denendi. İlk sonuçlar olumsuz çıktı. Daha sonra ayrı bir kriterle seçilen hasta grubunda denendi. 137 hastada 6 aylık deneme sonuçları yayınlandı. ALSFRS-R skoru ile yapılan değerlendirme sonucunda ortalama 2,49 puan yavaşlama olduğu bildirildi. FAZIII aşamasında olmasına rağmen FDA tarafından insani kullanım açısından onay verildi.

Türkiye’de, İlaç Ecza Kurumu tarafından "Yurtdışından temin edilecek ilaçlar" listesine eklendi. Ancak henüz SGK kapsamında değildir.

Sorular:

1- Edaravone ile Radicava ve Radicut aynı ilaç mı?

2- Neden bu kadar fiyat farkı var?

3- Edaravone ilacını ne kadar kullanmak gerekiyor?

4- İlacın yan etkileri ile nasıl baş edilebilir

5- İlacın faydalı olup olmadığını kesin olarak nasıl anlarız?

6- Amerika'da yıllık 150.000 $ satılan Radicava yerine neden Edaravone satılmıyor?

7- Neden Avrupa’da, Kanada'da ve Avustralya'da Radicava ilacına sıcak bakılmıyor?

8- Belçika, İngiltere, Hollanda, İtalya ve İzlanda neden Radicava ilacına karşı ortak bir "temkinli olma ve 1 yıldan önce kullanmama" duyurusu yaptılar?
9- ENCALS bildirisi neden temkinli?

Bu soruların yanıtları spekülasyona açık olduğu için ALS-MNH Derneği olarak net bir açıklama yapamıyoruz.

Türk Nöroloji Derneği Nöromüsküler Hastalıklar çalışma grubu Radicava konusunu araştırıyor. Aralık ayında Kongrede tartışılacak. Bizler de bir açıklama yapmak için toplantı sonucunu bekliyoruz.
ALS-MNH DERNEĞİ 

3 Ekim 2017 Salı

GRİP AŞISI

Sık grip oluyorsanız
Solunum sorunu başladıysa
Öksürükle balgam çıkaramıyorsanız
Yumurta allerjisi yoksa
Guillian Barre sendromu geçirmediyseniz
20-65 yaş arasında iseniz
Ekim ayı içinde Grip aşısı ve Pnömokok (Zatüre) aşısı öneriliyor.


Grip aşısı uygulandığı insanlarda %70 ile %90 oranında gribe karşı bir bağışıklılık sağlar %10 ve %30 arasında da herhangi bir etkinlik göstermeyebilir.

Çoğu kez düşündüğümüz olmuştur grip aşısı gerçekten gerekli midir diye... Milyonlarca insanın 1 yıl içinde bu hastalığa yakalandığı ve özellikle çocukların ve de yaşlıların ciddi biçimde etkilendikleri düşünülürse grip aşısının gerçekten gerekli olduğu ortaya çıkar.

GRİP AŞISI ne tür bir KORUMA sağlar?

Grip aşısı uygulandığı insanlarda %70 ile %90 oranında gribe karşı bir bağışıklılık sağlar %10 ve %30 arasında da herhangi bir etkinlik göstermeyebilir. Bu kişinin burada verilen aşıya karşı bağışıklık oluşturabilme yeteneğiyle ilişkilidir. Grip aşısı her ne kadar bağışıklık oluşturmasa da özellikle yaşlı bireylerde etkinliği gribe bağlı oluşacak komlikasyonlar üzerinde çok belirgindir. Özellikle yaşlılarda görülen zatüre, kalp krizi, felç ve ölüme kadar götüren hastalıklar için önemli ölçüde koruma sağlar.

Grip aşısı neden her yıl TEKRARLANMAKTADIR?

Bize o yıl için uygulanan grip aşısı son bir yıl içinde gelişmiş grip virüslerine karşı oluşturularak hazırlanmış grip aşısıdır. Normalde grip virüsü çok hızlı biçimde mutasyona yani bölünmeye uğrayarak kendinin şeklini ve yapısını değiştirir Her yıl değişik bir varyasyonda karşımıza çıkabilir. Dolayısıyla bir yıl öncesinde saptanmış ve oluşabilecek grip virüslerine karşı hazırlanmış aşılar ancak o yıl için etkili olabilir bir sonraki yılda grip virüsü değişik bir yapıya bürüneceği için yeniden grip aşısına gereksinim vardır.

Grip aşısı KİMLERE yapılmalıdır?

Grip aşısı grip virüsüne karşı korunmak isteyen herkese karşı uygulanabilir ama özellikle uygulaması gereken hastalık grupları şunlardır:

Hamileler

50 yaş veya daha yaşlı kimseler

Kronik hastalığı bulunan kişiler

Sağlık alanında çalışan doktor, hemşire ve sağlık personelin tümüne uygulanmalıdır.

Kimlere grip aşısı UYGULANMAMALIDIR?

Grip aşısına karşı daha önce alerjik reaksiyonu olduğu saptanmış olan kişiler

Yumurtaya karşı alerjisi olan kişiler

Grip aşısı uygulandıktan sonra 6 hafta içinde bir otoimmün sinir sistemi hastalığı o lan guillian - BARRE sendromu adı verilen hastalığa yakalananlar kişilere 2. kez grip aşısı uygulanması çok tehlikeli sonuçlar doğurabilir

Ateşli dönemde iken grip aşısı uygulanmaması ve bu dönemin üzerinden tam iyileşme sağlandıktan ve 1 hafta geçmesinden sonra grip aşısı uygulanması uygundur.

Çocuklarda grip aşısı NEDEN 2 DOZDA uygulanır?

9 yaşın üzerindeki çocuklarda eğer ilk kez grip aşısı uygulanıyorsa grip aşısının 2 ayrı dozda uygulanması gerekir. Bunun nedeni de çocuk yaşlarda gribal enfeksiyona karşı bağışıklık sisteminin uyarılmasının ve buna karşı oluşacak bağışıklamanın gecikmesinden kaynaklanmaktadır.

Grip aşısının 65 YAŞIN ÜZERİNDEKİLERDE yeterince etkin olmadığı DOĞRU mudur?

65 yaş üstü bireylerde grip aşısının istenilen düzeyde etki göstermediği doğrudur. 65 yaşın üzerinde bağışıklık sisteminin yanıtı çok yavaş oluşmaktadır. Buna rağmen grip aşısının 65 yaşındaki kişilerde uygulamasında her ne kadar bağışıklık sistemi geç oluşsa da bu yaşta oluşacak gribal enfeksiyonların ağır komlikasyonlarından 65 yaşın üzerindeki kişilerde ciddi bir koruma sağladığı gösterilmiştir.

Grip aşısı olmasamda GRİBE KARŞI kendimi koruyabilir miyim?

Grip aşısı olsak da olmasak da her şıkta gribe karşı ve diğer virüslere karşı kendimizi koruma olasılığımız mevcuttur. Bunun en temel uygulaması hijenik şartlara iyi uymamızdan geçer. İyi bir hijyenik uygulama bizim bulaşıcı hastalıklara karşı en önemli defansif mekanizmamızdır.

Bunun için

Ellerinizi sabunla yoğun biçimde yıkamalıyız.

Gözlerinize, burnunuza ve ağızımıza çok fazla ellerimizle dokunmamalıyız.

Gribal enfeksiyonun salgın olduğu dönemlerde kalabalıkların içinde bulunmaktan kaçınmalıyız

Öksürürken veya hapşırırken mutlaka ağız ve burnumuzu bir mendil ile kapatmalıyız.

Grip aşısı olmuş olmama rağmen HASTALIĞA YAKALANMA olasılığım var mı?

Grip aşısı yapılmış olsa dahi vücüdumuzda gribe karşı bağışıklık oluşmuş olsada vücüdumuza giren grip virüsünun grip aşısında kullanılanlardan farklı tipte olması halinde gribe yoğun biçimde yakalanma şansımız mevcuttur.

Gribe yakalanırsam NE YAPMALIYIM?

Gribe yakalanmış bir kişi işine ve okuluna gitmemelidir. Bulaşıcı bir hastalık olması dolayısı ile gribal enfeksiyonun yayılmasında önemli bir rol oynarsınız. Belirtileri hafifletmek amacıyla;

Bol miktarda sıvı gıda alınız

Gripli iken alkol ve sigara kullanmayınız.

Gribal enfeksiyonda tedavinin çok büyük bir anlamı olmadığı için belirtilere yönelik tedavi uygulanmaktadır. Bununda en önemli belirtileri genelde ağrı ve ateş düşürücü olarak aseteminofen çok şiddetli eklem ağrıları ve kas ağrıları varsa bu durumda da içinde ibubrufen ihtiva eden ilaçları kullanabilirsiniz.

Antivirütik ilaçların kullanımı ancak doktor denetimi altında olacağı için bu ilaçların rasgele kullanılmaması gereklidir.

Gribe bağlı ne tür KOMPLİKASYONLAR oluşabilir?

Gribe bağlı komplikasyonların başında bakteriyal enfeksiyonlar, zatüre ve ciddi sıvı kaybı gelir. Eğer kronik bir tıbbi probleminiz varsa bu kronik tıbbî problemin daha da kötüleşmesi söz konusudur. Çocuklarda genelde sinüzit ve kulak enfeksiyonları gelişir.

Grip aşısı UYGULANDIKTAN sonra hemen KORUMA başlar mı?

Grip aşısı uygun aldıktan sonra yaklaşık 15 gün ile 21 gün sonrasında gerçek anlamda koruma sağlayabilir. Bu dönemde aşının koruması altında olmadığınız için gribe yakalanabilirsiniz.

Kaynak: https://www.florence.com.tr/saglikli-yasam/Detay/grip-asisi

25 Eylül 2017 Pazartesi

Windows 10 Smartnav mouse yapışma sorunu

Smartnav head-tracking (baş faresi veya kafa takip sistemi) baş hareketleri ile bilgisayar kullanmak için için ideal bir çözüm. Nevar ki Windows 7 üzerinde sorunsuz çalışan Smartnav, Windows 10 sisteminde huysuzluğu tutuyor. Mouse imleci yapışıp kalıyor. Bu sorunun çözümü mümkün.
Aşağıdaki adımları takip edin:
Smartnav Pencere > Control panel > Behavior  >  Mouse override delay:  0 ayarlayın
Setup menüye tıklayın, save tıklayın.
Güle güle kullanın.




24 Eylül 2017 Pazar

Arı zehiri, Apiterapi


ALS hastaları Facebook Grubunda şahsen deneyen, resim paylaşanlar vardı 6-8 ay önce görmüştüm sonra haber çıkmadı. Bilimsel olarak arı zehiri (bee venom) ALS hastalığında şifa etkisi olduğu kanıtlanamadı.

Aşağıdaki Untangle raporunda Dr Bedlack bee venom konusunda sadece 2 adet hayvan çalışması olduğunu,  insan çalışması yapılmasının mümkün olduğunu ifade ediyor. Ancak şu aşamada ALS hastaları için arı zehiri (bee venom) tavsiye edilmiyor.

http://www.tandfonline.com/doi/pdf/10.3109/17482968.2011.625168

Stephen Hawking'den hayata dair mesajlar.

21 yaşında ALS teşhisi konan 74 yaşındaki dünyanın en önemli bilim adamlarından Stephen Hawking'den hayata dair mesajlar.
Hepimize biraz moral biraz umut olması dileğiyle...



Stephen Hawking zamanımızın en büyük dahilerinden birisidir. 8 Ocak 1942'de Oxford İngiltere’de doğdu ve fizik terorileri üzerine çalışmaları ile tanınıyo.
Küçük bir çocukken matematik eğitimi almak istedi ancak üniversiteye başladığı zamanlarda Doğa Bilimleri okudu.
21 yaşında Cambridge Üniversitesi’ndeki ilk yılında ALS semptomları görülmeye başlandı. Doktorlar sadece 2.5 yıl ömür biçtiler. Şu an ise tam 74 yaşında, öğretmeye, araştırmaya ve dünyaya güzel mesajlar sunmaya devam ediyor. ALS tanısı konduğunda hayattan beklentilerinin sıfıra düştüğünü, o zamandan beri ise , hayatının her yönünün bir lütuf olarak gördüğünü belirtiyor. En parlak zihinlerden biri olarak , bu yaşam zorluklarının onu durdurmasına izin vermedi. Çalışmaya devam etti. Hawking'in on iki onur ödülü vardır. Hayatını, evren, Büyük Patlama, yaratılış ve bilimsel teoriler hakkında cevaplar bulmaya adadı. Konuşamıyor, hareket edemiyor, tekerlekli bir sandalyeyle sınırlanıyor, ancak dünyaya ilham vermenin yollarını buluyor ve bizi yıldızlardaki gizemi bulmaya teşvik ediyor.
Şöyle diyor:"Yere değil de yıldızlara bakmayı unutma. Asla çalışmayı bırakma. İş size anlam ve amaç verir; hayat onsuz boş olur. Sevgiyi bulacak kadar şanslıysanız, orada olduğunu unutmayın ve onu atmayın. "
Yakın zamanda Londra Royal Institute’de bir konferansta, Hawking kara delikleri depresyon ile karşılaştırdı; ne karadeliklerden, ne de depresyondan kaçmanın imkânsız olduğu açıkça görülüyor. "Bu dersin mesajı, karadeliklerin göründüğü kadar siyah olmadığı yönündedir. Bir zamanlar düşünüldüğü gibi ebedi hapishaneler değiller. Dolayısıyla eğer bir kara delikte olduğunu düşünüyorsan pes etm, mutlaka bir çıkış yolu var "dedi.
Engellerenie yönelik sorulara ise şöyle cevap verir: “Mağdur istediği takdirde hayatını sona erdirme hakkına sahip olabilir, ama bu Büyük bir hata olacaktır. Ancak kötü bir hayat olabilir gibi görünse de, her zaman yapabileceğiniz bir şey vardır ve bunu başarabilirsiniz. Yaşam sürdükçe umut ta vardırç”
“Eğer engelleriniz varsa, bu sizin hatanız değildir, dünyayı suçlamanın ya da size acınmasını beklemenin hiçbir faydası yoktur. Kişi olumlu bir tutum sergilemeli ve ve kendisinin bulduğu durumda en iyisini yapmalıdır; eğer zaten fiziksel olarak engelli durumdaysanız, bir de psikolojik olarak engeli olma ihtimalini göze alamayız. kanımca, kişi bedensel engelinin ciddi bir özüre yol açmadığı faaliyetlere konsantre olması gerekir. Engelli sporcu Olimpiyat Oyunları bana hiç hitap etmedi, öte yandan Bilim, fiziksel engelli insanlar için çok iyi bir alandır çünkü esasen akılda devam eder. Tabii ki, çoğu tür deneysel çalışmaya katılmam benim tipimdeki bir insana uygun değildir, ancak teorik çalışmaları yapmama bir engel yok..
Bununla birlikte, herşeyi ancak eşim, çocuk, meslektaşım ve öğrencilerden aldığım çok miktarda yardımla başardım. Genel olarak insanların yardım etmeye hazır olduklarını biliyorum, ancak onlara yardım etme yönelik çabalarının bunu yapmaya değer olduğunu hissetmeleri ve teşvik etmelisiniz ".
Stephen Hawking bilimsel zihinleri sadece dikkat etmeye teşvik etmekle kalmıyor, aynı zamanda geri kalanımıza yıldızlar ve her biri arasında bağlantı olduğunu fark etmeye teşvik ediyor. Engelleri meraklı zihnini ve merak duygusunu durdurmadı.
Kızı Lucy düşüncelerini şöyle paylaşıyor “Babamın hayata asılmak ve devam etmek için çok imrenilecek bir arzusu ve tüm kapasitesini, tüm enerjisini, tüm zihinsel odağını toplama ve bunları hedeflerine yönledirme yeteneğine sahiptir. Ancak yapmaya çalıştığı sadece hayatta kalma değil, hayata ve amaçlarına asılarak, diğer engelli insanlara esin kaynağı olmak, kitaplar yazmak ve konferanslarla seslenmektir.

Çeviri Pınar Aras 

22 Eylül 2017 Cuma

Hapşu! Çok yaşa!

Reklam mı yoksa tavsiye mi? 

Önce hemen bilgi: Propolis ilaç değildir. Antibakteriyel etkisi sınırlı doğal (ne kadar) bir ürün
Curcumin: İlaç değil. Bildiğimiz Zerdeçal, yani karanfilgillerden bir bitki.
***
Zor bir hastalıkla mücadele etmeyi birlikte öğreniyoruz
Her öneri, bilgi, yöntemin konuşulmasından yanayız.
Acımasız bir hastalık ile yaşarken her bilgi kırıntısında şifa arıyoruz
Bu durumdaki bizler haliyle suistimallere açık bir grubuz.
Hasta, yakını, eczacı, bitkisel ürün satıcıları, medikal firmalar pek çok ürün pazarlıyor. Televizyon, sosyal medya, aktarlar, marketler eczaneler hatta doktor!lar, ilaç olmayan ürünleri pazarlıyorlar.
Canı yanmış insanlar defalarca iyi niyetle deneyimlerini yazıyor.
ALS hastası da yakının da ciğeri yanıyor.
Böyle bir grupta tabiri yerindeyse "umut tacirliği" yapan kimselerin olduğuna şahsen inanmıyorum. (Haksız rekabet, fahiş fiyat satışı için bu grupta olanlar olabilir, o ayrı bir konu)
İnsanımızın yardımsever olduğuna inanıyorum.Kullandığı ürünleri iyi niyetle paylaştığını düşünüyorum. Doğrusunu Allah bilir.
Fakat!
ALS hastalığında bazı özellik var:
1- Şu anda tedavi edecek bir ilaç yok
2- ALS hastalığı hızlı veya yavaş ama sonuçta ilerleyicidir
Hastalığın ilerleyen döneminde ortaya çıkan belirtilerle başetmek için denenmiş, doktor tarafından tavsiye edilen her türlü ilaç piyasada mevcuttur.
3- Belirtilerle başetmek üzere kullanılan tıbbi ilaçlar vs. yaşam kalitesini yükseltebilmek için önemlidir.
4- Türkiye’de ötenazi hakkı yoktur. Yani hasta genellikle bakımsızlıktan, beslenme, solunum problemi, enfeksiyon gibi nedenlerle kaybedilir. Nefes darlığı sonucunda boğularak veya genel yetmezlik, kalp durması sonucunda kaybedilir.
Hasta başkasının bakımına muhtaç duruma geldiğinde ölüm hakkı yoktur. Başkasının ihmali veya kararıyla ölüm sonucu ise adli soruşturma kapsamındadır.
Yani zamanında gerekli olan destek verilmezse hasta muhtemelen kaybedilir.
5- Geçici, rahatlatıcı tedaviler kuşkusuz gerekiyor. Ancak bu durumda hasta bir sonraki problemde acil servis - yoğun bakım sürecine giriyor, hasta ve doktor için süreç zorlu oluyor. Örneğin zatüre olmuş bir akciğer en iyi tedaviyi alsa da solunum işlevini yapamıyor. Yani basınçlı hava, Oksijen vs verilse de kan gazı düzelmiyor. Bunları biliyorum çünkü acillerde, yoğun bakımlarda çalışan her doktor gibi ben de gördüm, yaşadım.
6- Yani tavsiye etmek güzel de iyi iyi niyetli tavsiyelerin sonuçları kötü olabilir.
7- Sonuç hüsran ve vicdan azabı olabilir. Bu yükü kaldırmak zordur.
Rahat ve iyi yaşayalım. 

Rahmetli Barış Manço şarkısıyla bitirelim ama ALS nezle gibi bir hastalık değil ki...

Eski adamlar doğruyu söylemiş
Bir çiçekle bahar olmaz
Kişi kendini bilip sağa sola sormalı
Can pazarı bu oyun olmaz
Zürafanın düşkünü beyaz giyer kış günü
Sonunda şifayı kapıpta şaşırınca
Bana gel beni dinle iyi yaz
Defteri kalemi al iyi yaz
Nane limon kabuğu bir güzel kaynasın aman
Ha ha ha ha ha içine hatmi çiçeği biraz tere otu katasın aman
Ha ha ha ha ha hatta biraz tarçın bir tutam zencefil aman
Ha ha ha ha ha bin derde deva geliyor biraz daha sabret güzelim
Ha ha ha ha ha hapşu
Çok yaşa
Sen de gör
Rahat ve iyi yaşa

Özet:
Yazıda anlatmak istediğim:
1- ALS hastalığı ile yaşıyorsanız solunum problemi er ya da geç olacak.
2- Sağlıklı kimselerde 1-2 günde atlatılan nezle, grip, soğuk algınlığı ALS hastalarında zatüreye kadar gidebilir.
3- ALS hastası olarak öksürük, balgam çıkarmada güçlük yaşıyorsanız mutlaka doktora görünmeniz iyi olur. Gerekli ilaçları zaten verecektir. Belki röntgen isteyecek.
4- Doktorun verdiği ilaçların yanında halk arasında binlerce yıldır kullanılan ilaçları destekleyici, ferahlatıcı olarak tabii ki kullanabilirsiniz.
5- Yurtdışından gelen destekleyici ürünlerin içinde bulunan maddeler çoğu aktarlarda bulunuyor. Curcumin yazan kutuda zerdeçal var. Yani isim, marka, kutu, ithalat vs fiyatı arttırıyor.
6- İlaç tavsiyesi dışında tabii ki halk arasında kullanılan bitki vs tavsiyeleri yapabiliriz. Ancak bunlarla bazen zaman kaybediliyor. Basit bir öksürüğü ıhlamurla iyi etmeye çalışırken akciğerde enfeksiyon başlıyor.
7- Tavsiye mi yoksa reklam mı? Bunu ayırdetmek zor oluyor.
8- Barış Manço şarkısı "Hapşu" ise akılda kalsın, sanatçının ruhu şadolsun, herşeye rağmen gülelim, çok yaşayalım babında iliştirilmişti. Yanlış anlama olmasın diye yazdım dalga geçme niyetimin olmayacağını bilenler bilir.:)

Bunlar da ilginizi çekebilir

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Blog Arşivi